AMACINA ULAŞAN 27 NİSAN E-MUHTIRASI / Yıldıray Çiçek       25682 okunma - 4-Eylül-2011 Pazar

MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP’nin bayramlaşma programında 27 Nisan bildirisinin, Genelkurmay internet sitesinden kaldırılmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, "27 Nisan bildirisi amacına ulaşmıştır, oy kaybına uğramış Adalet ve Kalkınma Partisini 22 Temmuz 2007'de iktidar yapmıştır. O bakımdan görevini tamamlanmış bir bildirinin artık internet sayfalarında dolaşmasına gerek yoktur. Üçüncü dönemin de sebepleri vardır; ona da dikkat etmek lazım" diye cevap vererek e-muhtıranın sebebi ve sonucunu çok net izah etmişti.
E-muhtıranın en net özeti de zaten budur.

22 Temmuz 2007 seçimlerinden kısa bir süre önce ABD'ye ziyarete giderken gazetecilere "Oyumuz % 26.2 düştü" açıklaması yapan Recep Tayyip Erdoğan’ın imdadına yetişen en büyük aktör e-muhtıranın yayınlanması olmuştur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe’de yapılan toplantının “mezara gidecek” sırrının henüz çözülememiş olması, e-muhtıranın yayınlanmasından sonra Yaşar Büyükanıt’a “Devlet Şeref Madalyası”nın takılması ve emekliliğinde kullanmak üzere dönemin parasıyla ( bir trilyonluk zırhlı arabanın) AKP hükümeti tarafından alınıp verilmesi bu özetin anlaşılması için yardımcı malzemelerdir.

E-muhtıra AKP’ye karşı yayınlanmasına rağmen ne hikmetse “E-muhtırayı ben kaleme aldım” diyen dönemin Genelkurmay Başkanı resmen ödüllendirilmiştir.

AKP iktidarı bir dönem sonraki ve e-muhtıra yayınlamamış olan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’a ne “Devlet Şeref Madalyası” ne de kullanması için “1 trilyonluk” araba vermiştir. Demek oluyor ki, AKP’ye karşı e-muhtıra yayınlanması AKP’nin en çok hoşuna giden bir durum oluyor. 27 Nisan e-muhtırası bu manada AKP için mutluluk vasıtası olmuştur.

İslam dininin değer yargılarıyla uzaktan yakından bir alakası olmayan AKP’nin İslam’ın temsilcisi gibi gösterilip,İslam’ın değerlerine alerjili bir yaklaşım sergilenerek özenle hazırlanmış e-muhtıranın kamuoyuna sunulması, daha ziyade duygularıyla hareket eden toplumu AKP’nin kucağına düşürmüştür. E-muhtıra çok ince zihinsel bir işçilik ürünü olmuştur.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin belirttiği gibi “e-muhtıra” amacına ulaştığı için bugün Genelkurmay sitesinin arşivinde bulunup-bulunmamasının artık bir önemi yoktur.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, e-muhtıranın TSK'nın sitesinden kaldırılmasıyla ilgili olarak ''Bu, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin şu andaki yönetiminin özellikle bir değişim, dönüşümü demokratik anlamda bakışını değerlendirmesi bakımından çok önemliydi. Biz bu arzumuzu daha önce de önceki yönetimlere ifade etmiştik.
Onlar bu adımı nedense atmamıştı ama şu andaki Türk Silahlı Kuvvetler Yönetimi, Genelkurmay Başkanlığımız, bu adımı atmıştır. Dolayısıyla olması gerekeni yerine getirdikleri için ben kendilerini kutluyorum''
diyor ama kısa bir zaman önce de bir televizyon programında, “27 Nisan bildirisini bir muhtıra kabul etmiyorum; o zamanki Genelkurmay’ın yaklaşımı olarak değerlendiriyorum” diyerek meyvesini yedikleri ağacı basitleştirmeye çalışmıştı.

22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi yayınlanan e-muhtıraya karşı her yerde bir yandan mazlum ve mağdur rolünü oynayıp ,diğer yandan “haddini bildirdik” diye ahkam kesmeleri unutulmuş değildir.

E-muhtıra değilse neden ortalık AKP tarafından ayağa kaldırıldı? Eğer e-muhtıra ise dönemin Genelkurmay Başkanı neden ödüllendirildi? Bu iki sorunun basit cevabı bile oynanan tiyatronun amacını gösterecektir.

TSK’nın yeni yönetiminin, AKP’yi ikinci kez tek başına iktidar koltuğuna oturtmaktan başka hiçbir amaç taşımayan e-muhtırayı sitelerinden kaldırması yerinde bir karardır. Rezaletin bu kadar durması hem demokrasiye, hem de TSK’ya külfetti.

AKP’nin oynadığı siyasi oyunlar o kadar açık veriyor ki, ama bunu sadece zeka sahibi olanlar görebiliyor.


YAZDIR