BENİM REKTÖRÜM İŞBAŞINDA! / Yıldıray Çiçek       25668 okunma - 28-Aralik-2010 Sali

AKP iktidarı yandaşlaştırdığı her devlet kurumundaki muhatabına “Benim valim, benim kaymakamım, benim polisim, benim müsteşarım, benim bürokratım, benim savcım, benim rektörüm” şeklinde hitap etmektedir. Çünkü bunların hiçbirini Türk devletinin bir yöneticisi olarak değil, AKP’nin politikalarına hizmet eden memur olarak görmektedirler.

Türkiye’nin her yerinde AKP’nin siyasi ölçülerine göre davranan devletin yöneticilerini gördüğümüz gibi, AKP’nin yarattığı “Benim rektörüm” ölçülerine uygun kişiyi de geçtiğimiz hafta içinde Manisa’da gördük… Tam bir cemaatin ruhunu okşadığı ve klasik badem bıyıklıları andıran rektörün Bülent Arınç’ı protesto etmek isteyen öğrencilere yönelik bedeni ile kurduğu barikat ve öğrencilere yönelik kullandığı cümleler, ”Olmuşsun olmuşsun tam bir AKP’nin rektörü olmuşsun” dedirtmiştir.

‘Cumhuriyeti ilelebet muhafaza ve müdafaa edecek güç gençliktir’ diye protesto haklılıklarını savunmaya çalışan öğrencilere “Sizler Atatürk'ten görev alamazsınız. Cumhuriyeti savunacaksam ben savunurum. Net bir şey söylüyorum size. Siyasi slogan atarsanız, kimliklerinizi toplarım. Üniversiteden atarım hepinizi”. şeklinde coşan rektörün bu tavrından sonra Bülent Arınç’tan ve AKP’den “aferin” alması beklenen bir davranış olacaktır.

Bu rektör her halinden belli ki, AKP’nin “Benim rektörüm” standartlarına uygun özellikler taşımaktadır. Ne hikmetse “Benim” diye sahiplenilen bu tür devlet yöneticileri kendilerini hep vatansever reflekslere karşı sorumlu hissediyorlar ve mücadeleci ruhları o zaman canlanıyor. Bu türleri bölücülere ve Cumhuriyet yıkıcılarına karşı bu derece tavır alırken görmeniz mümkün değildir.

Bunun eserini de zaten son günlerde çok net bir şekilde görüyoruz.Karşısında devlet otoritesi bulamayan bölücüler azgınlık içinde hareket etmektedir.Bölücülerin “Özerk Kürdistan’ı ilan etme noktasına” gelmesi, devlet mekanizmasının AKP’nin zihniyetine göre şekil kazanmasından kaynaklanmaktadır.

Milli devlet yapısını körelten AKP, devlet mekanizmasını öyle bir hale getirmiştir ki, PKK’yı meşrulaştıran ve PKK’yı Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi haline getiren “Kürt Açılımını” adeta devlet politikası yapmıştır.

Türk devleti “benim” diye hitap edilen yöneticiler yüzünden, milletin hakkını savunan ve geleceğini koruyan özelliklerini yitirmiş, tamamen AKP’nin politikalarına esir bir hale getirilmiştir.

“Sizler Atatürk'ten görev alamazsınız. “diyerek gençlere posta koyan Manisa rektörü, görevin AKP’den alınacağını her haliyle göstermiş oldu ama aynı zamanda Türklüğün sönmeyen güneşi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk İstiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” şeklinde başlayan gençliğe hitabesinden de bihaber olduğunu göstermiştir. Yazık ki ne yazık… Bu tür rektörler gençliğe yön verecek, bunlar gençliğe yol gösterecek…

Bülent Arınç’ın "Demokratikleşme konusunda cesur konuşmalar yapan Sezer'e âşık oldum" diyerek 57.Hükümet zamanı seçilmesi için o dönem partisi Fazilet’in diğer yöneticileri ile birlikte çok büyük destek verdiği Ahmet Necdet Sezer’i geçmişte rektör atamalarından dolayı eleştirenlerin, bugün aynı şekilde az oy almasına rağmen Manisa Celal Bayar Üniversitesine rektör olarak atamış olduğu Mehmet Pakdemirli'nin Bülent Arınç’ı korumak adına Atatürk’ü alet ederek ortaya koyduğu tavır ve sözler bir zihniyet yansımasıdır.

Protestoları engellemek adına sağduyulu bir konuşma yapmış olsa ve Atatürk’ü konuşmalarına bu şekilde katmasa belli bir oranda rektörün tavrı anlaşılabilirdi. Ama “Sizler Atatürk'ten görev alamazsınız. “ sözü bir zihniyetin anlaşılmasına vesile olmuştur.”Benim” diye hitap edilen devlet yöneticileri çoğaldıkça, devletin tehlikeye girdiği günleri yaşayacağız.

Silahlı ve kravatlı bölücüler devlete başkaldırı gerçekleştiriyor. AKP’nin elindeki “Devlet” nerde?

O devlet şimdi AKP’nin “Benim” dediği hale dönüştürülüyor. Vay ülkem vay, vay devletim vay…


YAZDIR