GALATASARAY’I KÜÇÜK DÜŞÜRME ÜNAL AYSAL!

GALATASARAY’I KÜÇÜK DÜŞÜRME ÜNAL AYSAL! Alfred de Vigny isimli yabancı bir şairin “Çok defa korku, yalan söylemesini öğretir.” diye bir sözü vardır. Bu sözü Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın tartışmalara malzeme olan ve siyasete karışan son açıklamaları üzerinden değerlendirirsek, somut bir örnek daha göstermiş oluruz. Kanal D'de yayınlanan Mehmet Ali Birand'ın sunduğu 32. Gün programına konuk olan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, "25 milyon taraftarın hemen hemen 20 milyonunun Erdoğan'a oy verdiğini tahmin ediyorum" şeklindeki açıklamasıyla, AKP iktidarının Türkiye’de birçok kurumu dize getirdiği gibi, milyonlarca taraftarı olan koskoca kulüpleri de ne hale getirdiğinin delili olmuştur. Ünal Aysal’ın mantığına göre Galatasaraylılar olmasa AKP diye bir partinin var olması da mümkün değildir. Bir Galatasaray taraftarı olarak Ünal Aysal’ın bu sözlerinden ut....

Devamı Okunma : 320 30-Ocak-2012 Pazartesi

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

SİZE SÖYLENECEK SÖZ KALMADI!
SİZE SÖYLENECEK SÖZ KALMADI!

Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un artan PKK saldırıları ile ilgili Irak’ın kuzeyini işgal eden ve PKK’yı orada besleyen kişileri işaret ederek, “Sözün bittiği yerdeyiz.” uyarısını yapması sonrası, Barzani ve Talabani’nin kadim dostu olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bunlar tamamen hükümetin inisiyatifinde olan konulardır." şeklinde bir açıklama yaparak, yine durduğu noktayı göstermiştir.

PKK’yı her manada koruyan Talabani’yi ellerinden, belinden tutarak Çankaya Köşküne çıkarmış, Barzani ile her fırsatta kucaklaşmış Abdullah Gül’ün bu durduğu nokta bizi asla şaşırtmamaktadır.

O hala AKP’nin politikalarına uygun bir şekilde, Türkiye’nin değil AKP’nin Cumhurbaşkanı olma konusunda ısrarını sürdürüyor.

Türkiye’ye her türlü düşmanlığı yapan Barzani ve Talabani ikilisini bir gün olsun uyarmamış Abdullah Gül’ün, öteden beri Irak’ın kuzeyine operasyonu ifade eden Genelkurmay başkanlarına sürekli aynı cevapları vermesi de gelenek halini almıştır. Dışişleri Bakanı iken de dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’a bu şekilde cevap vermişti.

PKK’nın Kandil Dağı’nda korunmasının ve saldırıların oradan organize edilmesinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül nazarında bir önemi yoktur. Çünkü önemi olsa Barzani ve Talabani’ye yönelik dostluk pozları vermeyi bırakır, Türk devletine yakışır bir duruşa önayak olurdu.

ABD’nin kurmaya çalıştığı sözde Kürdistan’ı inşa etmeye çalışan Barzani ve Talabani’ye Abdullah Gül tarafından öteden beri verilen destek, ABD’nin hedefine hizmetten başka bir şey değildir.

Zaten hep bir uçakla yolculuğa çıktığı vakit ilginç ilginç konuşmalar yapma özelliği bulunan Abdullah Gül, bir Bağdat yolculuğu sırasında "Kürdistan bölgesel yönetimi" ifadesini kullanarak, sözde Kürdistan’ın kurulması için bir tuğla da kendisi koymuştu.

Bu zihniyet sahibinin PKK’yı koruyanlara karşı bir yaptırımı, bir caydırıcılığı olur mu?

Zaten PKK ile mücadele konusunda ”hükümetin inisiyatifinin” işlemesini beklemek, orayı adres göstermek Talabani ve Barzani’nin rahatını, huzurunu bozmamak demektir.

Türkiye’nin menfaatlerini değil de, Barzani ve Talabani’nin hedeflerine katkı sağlayan ve onların menfaatlerine sahip çıkan zihniyetin her sözü tarihe not edilmektedir.

Başkomutanlık makamında oturan birinin Irak’ın kuzeyindeki çapulculara gösterdiği dostluk, Türkiye’nin otoritesini zedelemektedir.

PKK Kandil Dağı’nda barınmaya ve saldırılarını oradan yönlendirmeye devam ederken, gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerekse AKP iktidarı, Barzani ve Talabani isimli dostlarına söz geçiremiyor da, Türkiye’deki milli dinamiklerini sindirmeye çalışıyorsa ortaya çıkan bu tezatlığı Türk milletinin görmesi gerekmektedir.

Ellerinden tutarak Çankaya köşküne çıkardığınız Talabani ve Türkiye’ye gelişinde üst düzey konuk olarak ağırladığınız Barzani’ye sözünüz geçmiyorsa, o makamda niye oturuyorsunuz?

Kandil Dağı’nın tüm ihtiyaçlarını bu soysuzlar temin ederken, Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un “Sözün bittiği yerdeyiz.” sözlerine destek vermek yerine, neden imalı sözlerle eleştiri getirmeye çalışıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı?

Kimin Cumhurbaşkanı olduğunuzu ne zaman anlayacak ve ona uygun davranış içinde olacaksınız?

Böyle bir Cumhurbaşkanı ve böyle bir Başbakan ile asıl Türkiye için sözün bittiği yerdeyiz… Çünkü onlar için ABD, Barzani ve Talabani’nin menfaatleri Türkiye’nin menfaatlerinden önce geliyor…

OKUNMA : 5823 11-Temmuz-2010 Pazar

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz