SİYASİ AHLAK İLE AHLAKSIZLARLA MÜCADELE!
AKP iktidarının davranışlarını, tavırlarını ve söylemlerini yakından takip etmeye büyük gayret gösteriyorum.
Şuna kesinlikle inanıyorum ki, AKP’nin siyasi tezgâhlarına karşı mücadele vermek ahlaklı insanlar için gerçekten dünyanın en zor işidir.
“Düşmanın silahını silah edinerek mücadele etmek” ölçüsü ile olaylara baktığımızda, ahlaklı insanlar tıkanıp kalıyor. Ya AKP’nin siyasi ahlaksızlık yöntemini kendi silahın yapıp onlara benzeyeceksin, ya da ahlaklı tavrı benimseyenlerin gücünü büyüteceksin…
AKP’nin yalanlarına, şantajlarına, tezgâhlarına, tehditlerine karşı ahlakı muhafaza ederek mücadele veriliyorsa, orada siyasi erdem muhakkak vardır. MHP AKP ile mücadelede bu siyasi erdemi her daim göstermekte ve muhafaza
etmektedir.
Bugün bunlardan bahsetme ihtiyacını niye mi hissettim? Bu ihtiyaç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın muhalefet parti liderlerinden randevu istemesi ve bu randevu talebine karşı onların tutumlarından kaynaklanmıştır.
Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kürt Açılımına” suç ortağı arama girişimi olarak görülen bu randevu talebi karşısında MHP öteden beri temkinli, ölçülü ve tavırlı olmuştur.
MHP Lideri Devlet Bahçeli randevu talebine karşı sürekli "Başbakan Erdoğan'ın samimiyet ve güvenilirlik katsayısı düşmüştür. Görüştüğümüz bir konunun gelecekte bizi nasıl bir yalan ve iftirayla karşı karşıya bırakacağından emin değiliz.” vurgusunu yaparak, Türkiye’nin başında nasıl bir zihniyetin olduğunu vurgulamıştır. AKP ile hangi şartlar altında görüşebileceğini madde madde sıralamıştır. Ona da Recep Tayyip Erdoğan yanaşmamıştır. Üstlendiği küresel misyon sebebiyle de yanaşması mümkün değildir.
MHP Grup toplantısında “Terörle ve bölücülükle mücadelede bizim fikirlerimizden yararlanmak isteyenlere kapılarımızı aralamaya hazır olduğumuzu da açıklıyorum. Bu konudaki şartlarımızın ise bilinmesinde ve kabulünde ısrarcı ve kararlı olduğumuzu da ilan ediyorum. Eğer, Başbakan Erdoğan, “Açılımda yanıldım. Çatışmayı derinleştirdim. Terörü azdırdım. Şahadetlere neden oldum.” diyorsa; Türk milli kimliğine bağlılığını açıklıyorsa; milletimizi otuz altıya bölmekten vazgeçiyorsa; Amerika Birleşik Devletleri’ni dinlemeyeceğini, her saldırının ardından Vaşington’a sığınmayacağını, Barzani’ye haddini bildireceğini, yabancı başkentlere kulağını tıkayacağını ve Kandil’e gidip terörü teslim alacağını söylüyorsa; geçmişte hatalar yaptığını belirterek, şehide “kelle”, katile “sayın” demekten pişmanlık duyduğunu, Mehmetçiğin yan gelip yatmadığına siperde bizzat şahit olduğunu itiraf ediyorsa; yıkıma alet ettiği akademinin mensubu polislerimizden, ağır hakaretlere maruz kalan askerlerimizden, etnik tahriklerle çatışma kıvamına getirdiği milletimizden özür de diliyorsa; bizim için hiçbir engel kalmamıştır. Bunları kendisinden duyduğumuz anda, elimizi uzatırız ve bugüne kadar kamuoyuna bu konuda yaptığımız bütün tekliflerimizi bir kere daha kendisine hatırlatırız. Bizim görüşme şartlarımız bunlardır.” çağrısında bulunan MHP Lideri Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan’ın randevu talebindeki samimiyetinin tartışılmasını sağlamıştır. Bu çağrıya uymadıkları gibi, gündemde tartışma konusu olmasın diye bu yapılan çağrıya bile cevap vermemişlerdir.
Ya ne yapmışlardır? MHP’ye Başbakan imzalı randevu mektubu göndermemişler ve yazının başında bahsettiğimiz gibi siyasi ahlaksızlık sayılabilecek ölçülerle MHP’yi kamuoyunda küçük düşürmeye çalışmışlardır.
Siyasi gevezeliği büyük başarı ile uygulayan AKP’li Hüseyin Çelik bu konu ile ilgili “Sayın Başbakan terörden nemalandıklarını düşündüğü siyasi partilere bu kapsamda gitmeyecektir” şeklinde siyasi iftira sayılabilecek kurnazlık cümleleri kurmuştur.
Zaten görüşmeyen ve randevu vermeyen MHP olduğu halde, sanki kendileri vermemiş gibi ahkâm kesiyorlar. Bir de siyasi yavruları konumundaki PKK’nın siyasi kanadı BDP’ye de randevu vermeyerek akıllarınca “MHP-BDP ikilisine randevu vermedik” diye birbirinden tamamen farklı bu partileri kamuoyunda eşitlemeye çalışıyorlar.
BDP’lilerle rakı sofralarında Öcalan’ın sağlığını konuşmak için buluşanlar, çiftliklerde Habur organizesi yapmak için buluşanlar, İmralı’daki alçakla ihanet açılımına yol haritası almak için görüşmeler yapanlar, BDP’ye randevu vermiyormuş! Bak sen…
AKP iktidarı bizzat terör yaratanlara yol vermiş, onlara geniş alanlar açmıştır. Şimdi utanmadan, sıkılmadan BDP’lileri MHP ile eşitleme ahlaksızlığı göstermektedirler.
Evet, Türk milliyetçileri, siyasi ahlâksızlılara başvuran AKP’lilerin aksine, siyasi iftiralar atmadan, ahlâktan sapmadan doğrularla, gerçeklerle Türk milletini aydınlatacaktır.
OKUNMA : 8690
15-Temmuz-2010 Persembe