“ESKİ ÜLKÜCÜ” TAYYİP!

“ESKİ ÜLKÜCÜ” TAYYİP! Ülkücülere her türlü hakaretleri eder sonra çıkar “Ülkücü kardeşlerim…” diye başlayan cümlelerle akıl vermeye çalışır. Elinde bozkurt heykelleriyle pozlar verir, sonra çıkar “Ben insanlarla dolaşıyorum, siz Bozkurtlarla” diyerek Ülkücülere “hayvan” imasında bulunur. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e hazırlattığı Kürt raporlarında “Irkçı-kafatasçı” der, sonra çıkar Başbuğumuzun eseri olan “Dokuz Işık” kitabını referans olarak göstermeye çalışır. ”Biz bunların geçmişte sokaklardaki kavgalarını biliriz” diyerek 1980 öncesi Ülkücülerin şanlı mücadelesiyle dalga geçer, sonra çıkar Ülkücü şehidimiz Mustafa Pehlivanlıoğlu’nun mektubunu okuyarak, timsah gözyaşları döker… İhanet planlarında önünü açmak için “Eski Ülkücüler” sıfatı verdiği kişileri kucağında besler ama Ülkücü katili birini de partisinden milletvekili yapar. Ülkücülere en ağır zulümler....

Devamı Okunma : 149 16-Mayis-2012 Çarsamba

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

NE ÇALDIKLARI, NE SÖYLEDİKLERİ BELLİ DEĞİL!
NE ÇALDIKLARI, NE SÖYLEDİKLERİ BELLİ DEĞİL!

AKP dış politikada ne yapacağını şaşırdı. Her konuda eylemleri başka havada, söylemleri başka havadadır.

Bu hava Türkiye’yi bir batağa doğru sürüklemektedir. Bütün iplerini ABD’ye vermişler, ABD nereye sürüklerse oraya doğru koşar adım gidiyorlar.

Afganistan, Irak, Libya, Mısır ve kanlı değişimlerin yaşandığı her yerde ABD ne görevi verdiyse onu yerine getiriyorlar ama buna rağmen hala “bağımsız ve otoriter dış politikadan” bahsedebiliyorlar.

Taşeron kimlikleriyle ABD’den en son aldıkları ihale İran ve Suriye ama bu konuda bile dik duramamaktadırlar. Kolay değil tabi, Türkiye’de İslamcı kimlikle iktidarda oturup, Hıristiyan-Yahudi merkezli kanlı projelere hizmet etmeyi açık açık ilan etmek…

Gözü,kulağı,aklı olan zaten kimlere hizmet edildiğini çok net biliyor. Ama bunlar, bilmekte zafiyet yaşayanların tribünlerine oynadıkları için sürekli topaç gibi dönüp duruyorlar.

Ortadoğu Bölgesinde “Arap Baharı” adı altında başlatılan kanlı dönüşümlerde aldıkları rolü tüm dünya gördü. Şuan yakın hedef halindeki İran ve Suriye’ye yönelik ABD adına yaptıkları hazırlık ortada iken, Moskova’da ikincisi düzenlenen, Türkiye ile Rusya arasında oluşturulan Stratejik Planlama Grubu toplantısına katılan Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu “İran ve Suriye konusunda Rusya ile aynı düşüncedeyiz” açıklamasını yaparak omurgasız siyasete bir yeni malzeme daha vermiştir.

ABD’nin Ortadoğu Bölgesi’nde taşeronluğunu yaparken nasıl oluyor da, İran ve Suriye yanında yer alan Rusya ile aynı düşüncede olduklarını söyleyebiliyorlar akıl ve mantık almıyor…

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns daha geçtiğimiz haftalarda “İran konusunda Türkiye ile hemfikiriz” açıklamasını yapmışken, çizgi film kahramanı gibi Ortadoğu Bölgesinde kahramanlığa soyunan Dış İşleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ifadelerini nasıl değerlendirmemiz gerekiyor?

Kanlı “Arap Baharı’nın” başladığı günlerde de ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland’ın, Türkiye'den Suriye konusunda gelen açıklamalarla ilgili olarak, "Türk sabrının giderek tükeniyor olması bizim için sürpriz değil" açıklamasını yapması da zaten Türkiye’yi yönetenlerin kimin hesabına çalıştığını bir kez daha tescillemişti.

ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde aktif görev alacaksın ama Rusya ile aynı düşüncede olacaksın. Bu nasıl tezatlık, bu nasıl tuhaflıktır Ahmet
Davutoğlu?

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, aynı iktidarları gibi kendisini son günlerde Ortadoğu Bölgesinde çok fazla dağıttı, artık onu ve iktidarlarını toparlayabilmek inanın mümkün değildir.

Ne yapmaya çalıştıkları, ne de söylediklerini kendileri bile artık herhalde anlamamaktadır.

Dünyanın gözü önünde ABD ile kanlı yollarda yürüyorlar. İran ve Suriye üzerinde ABD ne istiyorsa onu yerine getiriyorlar ama Rusya’ya da gelmişken göz kırpalım diyorlar.

Bu dış politika haysiyetli, bağımsız, tutarlı olabilir mi?

AKP’nin dış politikası “Ben ne diyorum, tamburam ne çalıyor.” atasözü ile izah edilebilecek boyuttadır. Ahmet Davutoğlu’nun da ne çaldığı, ne söylediği belli değildir.

OKUNMA : 2998 29-Ocak-2012 Pazar

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz