“KÜRT SORUNU VAR” DİYEREK PKK’YA YOL AÇANLAR
Türkiye’de teröre karşı mücadelede netleşmesi gereken ana konular (AB)(D)ullah Öcalan’ın kim olduğu, PKK’nın niçin kurulduğu, şu an TBMM’nde bulunan BDP’nin kimin talimatları ile çalıştığı ve Türkiye’yi yönetenlerin bunlara karşı nasıl bir muamele gerçekleştirdiği olmalıdır.
(AB)(D)ullah Öcalan’ın önderliğini yaptığı PKK terör örgütü, Türkiye’yi bölmek için kurulan ve bu hedefi için masum insanları, askerlerimizi, polislerimizi şehit etmekten zevk alan bir örgüttür. Türkiye üzerinde kimin düşmanlık hedefi varsa, onun kucağında oturmayı kabiliyet edinmiş bu örgüt, kurulduğu günden bu yana bunu misyon edinmiştir. Türkiye’de Türk-Kürt çatışmasını yaratmak için yıllardan beri yoğun bir mücadele veren ve bunda asla başarılı olamayan PKK terör örgütü, son yıllarda AKP iktidarının çabası ile bir hayli geniş propaganda alanı bulmuş durumdadır.
Defalarca yazılarımda vurguladığım gibi, AKP’nin bu millete en büyük kötülüklerinden birisi, PKK terör örgütünü ve (AB)(D)ullah Öcalan’ı, Kürt kökenli vatandaşlarımızın temsilcisi gibi algılatmaya yönelik politikaları olmaktadır.
PKK’nın talepleri doğrultusunda yapılan açılımlar, doğal olarak böyle bir algıyı doğurmuştur. PKK’nın yarattığı terör sorununu, Kürt sorunu diye pazarlamaya kalkanlar, PKK’ya etnik bir sorumluluk payesi vermektedir. PKK yıllardır Türk-Kürt ayrımı yapmadan insanlarımıza vahşetin her türlüsünü gösteriyor. Ama bazıları PKK’yı Kürtlerin temsilcisi gibi göstermeye çalışıyor. Terör örgütü PKK, Güneydoğu bölgesinde yaşayan insanlarımız ile ne yaşam, ne inanç uyumu içinde olmadığı ve onlara sürekli zulümler yaptığı halde, PKK’nın ekmeğine bu şekilde yağ sürenler, PKK’nın hedefine hizmet etmektedirler.
Uyuşturucu satıcısı, kadın pazarlayıcısı ve küresel güçlerin taşeronu PKK’yı Kürt kökenli vatandaşlarımızla yan yana anmak, en büyük alçaklıktır. Kürtlerin talepleri için PKK ve (AB)(D)ullah Öcalan muhatap alınmalı diyen kim varsa kanı bozuktur.
Bu kanı bozuklukta günümüzde yaygın bir hastalık olmuştur. Hangi televizyonu açsanız karşınıza bu hastalıklı tipler çıkmaktadır.
Bu hastalıklı tipler, o iğrenç düşüncelerini “Demokrasiii, insan haklariii” çığırtkanlıkları ile kanal kanal gezip dillendirmektedirler.
Ne ilginçtir ki, bunların hepsi de AKP’nin açılımlarına destek veren ve milletin değer yargılarından uzak “aydın” sıfatlı insanlardır.
Bunlar, PKK’yı ve onun için siyasi alanda mücadele eden BDP’yi bir mazlum portresine yerleştirip, hak arayan konumuna sokarak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük ihaneti gerçekleştirmektedirler.
PKK’nın bugüne kadar Güneydoğu Bölgesi’nin geri kalmışlığı, eğitimsizliği konusunda bir talebi olduğunu gören veya duyan olmuş mudur?
Zaten o bölgenin bu eksiklikleri kapatılmış olsa, PKK’nın nefesi kalmayacaktır. PKK o yüzden o bölgedeki insanlarımızı korkutarak, sindirerek hareket etmekte ve kendi adına siyaset yapan siyasi partilerin oy kazanmasını sağlamaktadır. Onlar da PKK’nın elindeki esirler gibi ya İmralı’dakilerin ya Kandil’dekilerin sesi olmaktan öteye gitmemektedirler.
Kürtlere hakaret eden, Kürtlere tecavüz eden, Kürtlere zulüm eden (AB)(D)ullah Öcalan’ın yol haritası ile sözde Kürt açılımı yapanların kimlere hizmet ettiği ortadadır.
AKP’nin başlattığı açılımlar, Türkiye’nin bölünmesini isteyenlerin hedeflerine katkı sağlamaktan başka bir şey değildir.
TRT adı altında Kürtçe kanal kuran zihniyet neden Kürtlerin üzerine kene gibi yapışmış PKK’yı tüm yönleri ile deşifre etmiyor? Böyle bir kanalı şuurlandırmaya, bilgilendirmeye kullanmıyor da niçin dil konusunda ayrıştırmak için kullanıyor?
(AB)(D)ullah Öcalan’ın, PKK’nın ve BDP’nin ne olduğu, kimlere hizmet ettiği bellidir. Asıl tartışılması ve engellenmesi gerekenler, bunlara her türlü tavizi veren ve Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerine daha çok bulaşmalarını sağlayan mevcut iktidardır.
Türkiye’nin devlet kurumları bir an önce ortak akıl etrafında birleşip, terör sorununu etnik temelde bir sorun gibi pazarlayan ve PKK’yı Kürtlerin temsilcisi gibi gösteren zihniyet çetesini durdurmalıdır.
Televizyon kanallarında beyin yıkayan, zehir kusanları özellikle susturmalıdır.
PKK, Türkiye’yi bölmek için kurulan ve şuan AKP iktidarının dostları olan ABD, İsrail, Barzani ve Talabani tarafından korunan, beslenen taşeron bir örgüttür.
Kürtlerin temsilcisi sıfatını bu eli kanlı terör örgütüne veren herkes yargı önünde, tarih önünde hesap vermelidir.
OKUNMA : 6744
7-Temmuz-2010 Çarsamba