GEVEZELİKLERİ SÜREKLİ MASKELERİNİ DÜŞÜRÜYOR!
12 Eylül 2010 günü yapılacak referandum için tüm partilerde bir hareketlilik başladı.”Evet” ve “Hayır” duruşu olan partiler halkı etkileyebilmek için propaganda yoğunluğunu artırdı.
İktidar partisi AKP ise, referandumdan “Evet” kararı çıkartabilmek için her yola başvurmaktadır. Propagandanın kara ve gri tüm yönlerini uygulayan AKP, demokrasi ve özgürlük maskelerini takarak resmen siyasi tiyatro oynamaktadır.
Demokrasiyi ve hukuku katletmek için fırsat kollayan ve bunu da Anayasa Değişikliği paketi içine gizleyen AKP’nin istediği sonucu aldığında Türkiye’nin devlet düzeninin ne hale geleceğini düşünmek bile istemiyorum.
Bol bol nutuk atıyorlar ne konuşmaları uygulamalarını, ne uygulamaları konuşmalarını tutmayan AKP iktidarının, Anayasa Değişikliği paketi daha onay almadan yaptıkları hukuksuzluklara, diktatör tutumlarına bakmak ne demek istediğimizi anlatmamıza yardımcı olmaktadır.
Bunun için son günlerde yaşanan iki örnek yetecektir. Hüseyin Çelik’in siyasi gevezelikleri ve AKP’nin devlet kurumlarını kanunsuz, hukuksuz bir şekilde Aydın’da MHP’nin pankartını indirtmek için kullanmasını gösterebiliriz.
Hüseyin Çelik, özel ordu kurma tartışmaları ile ilgili teröre karşı yiğitçe mücadele etmiş ve PKK’nın korkulu rüyası olmuş Özel Harekât mensupları için “Özel Harekât Timleri içinde çok yanlış adamlar vardı. Bıyıkları aşağıya doğru sarkık, tipik MHP militanı görüntüsü veren insanlar vardı” tarifinde bulunarak, AKP’nin MHP’lilere bakış açısını birkez daha göstermişti. Ama bu açıklamaları öyle bir zamanlama ile yaptı ki, AKP yandaşı medyanın “Ey MHP’liler, AKP’ye referandumda destek verin "5 bin kişilik kadroyu örgütlerime vermeseydim de MHP`ye mi verseydim" diyen Mehmet Moğultay’ın (dönemin Adalet Bakanı) zihniyetini temizleyelim.” yalanlarını üfürdüğü bir zamanda… AKP’nin Mehmet Moğultay zihniyetinden bir farkı olmadığı gibi ondan daha azgın bir şekilde MHP ve Ülkücü düşmanı olduğu bilinmektedir. AKP’nin uygulamaları bunun ispatı olduğu gibi, Hüseyin Çelik’in son siyasi gevezelikleri de bunu tam tescillemiş oldu.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, MHP hakkında alerjisini gösteren geveze zat-a "Hüseyin Çelik Türk düşmanıdır, inkârcıdır, iftiracıdır ve nankördür. Özel harekât mensuplarının yıllardır Güneydoğu Anadolu'da vermiş olduğu o kutsal mücadeleden bihaberdir. Bu sebepten dolayı konuşmasının ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Yalnız özel hareket mensubu insanların oradaki mücadelesini gölgelemekten başka, o değerli şahsiyetleri üzmekten, o değerli şehitleri incitmekten başka bir anlam taşımaz.” şeklinde hak ettiği cevabı vermiştir.
ABD ve AB çizgisinde Milli Eğitim Bakanlığı yaparken Türkiye genelinde Türklüğe karşı savaş başlatan, Türklükle ilgili herşeye alerjisini yansıtan Hüseyin Çelik’in hak ettiği cevap ancak bu olurdu. Hüseyin Çelik’in her fırsatta MHP’ye saldırması rutin bir haldir. Ama onu hiç PKK’lılar içinde aynı derecede eleştiri yaparken gören olmamıştır.
Daha yargıyı ele geçirmeden her türlü hukuksuzluğu yapan AKP’nin, birde bu Anayasa değişikliğini gerçekleştirdiğinde başta MHP’liler olmak üzere tüm muhalefete neler yapabileceğini anlayın ve görün… Habur sınır kapısındaki ve Deniz Feneri yolsuzluğu konusunda gerçekleştirilen hukuksuzluklar geleceği görmemize kılavuz olabilir.
AKP geçtiğimiz günlerde birde Aydın ilimizde bir başka hukuksuzluğa daha imza attı. Valileri, polisleri artık AKP’nin memuru haline getiren AKP iktidarı, Aydın MHP il binasında bir aydır asılı duran bir pankartı kanunsuz ve hukuksuz bir şekilde indirterek, diktatörlüğün provalarını başlatmıştır.
PKK’lılar Türkiye’nin her yerinde Türk askerlerine yönelik “İntikam” yazılı pankartlar asıyor ve bunlardan birini de AKP’nin Adıyaman Belediyesine ait bir araca ‘PKK APO İNTİKAM’ şeklinde astıkları halde kılını kıpırdatmayan Valiler, Polisler MHP’nin pankartı söz konusu olduğunda harekete geçiyorlar. AKP’nin hoşuna gitmediği bir şey olduğunda her türlü hukuksuzluk, kanun dışı hareket devreye sokularak ve devlet imkânları kullanılarak ortadan kaldırılıyor.
“12 Eylül 1980 diktatörlüğünden hesap soracağız.” diye Anayasa Paketini pazarlamaya çalışan AKP iktidarı ve “daha özgür Türkiye için ‘Evet’” nutukları atan Recep Tayyip Erdoğan kendilerine inanan ahmaklardan, aptallardan şakşakçı ekip bulabilir ama Aydın’daki MHP’nin bir pankartına bile tahammül edemeyen AKP’nin diktatörlük kurmak için fırsat kolladığı alenen ortadadır.
Hadi AKP’yi siyasi sicilinden, küresel ilişkilerinden ve MHP alerjisinden dolayı anlıyoruz da… Devletin valisine, polisine ne oluyor? AKP’nin ihanet zihniyetine niçin bu kadar kölelik beslenerek, hukuksuz işlere bulaşmaktadırlar?
MHP demokrasinin verdiği hak ile siyasi eleştirisini pankartta yansıtıyor. Bu kime
niçin batmaktadır?
BOP’un patronu Obama ile BOP’un Eşbaşkanı Tayyibi el sıkıştırırken gösteren ve PKK açılımının yarattığı durumu “SEN AÇILDIKÇA ANALARIMIZ AĞLIYOR.” şeklinde yazıya dönüştüren MHP’nin pankartının zorla ve kanunsuz bir şekilde indirilmesi referandumda Türk milletinin niçin “Hayır” oyu vermesi gerektiğine en önemli delildir.
AKP’nin siyasi diktatörlük kuracağı tüm alanlar kapatılmalıdır. Türk milleti 12 Eylül 2010 tarihinde işte bunun için “Hayır’a” odaklanmalıdır.
OKUNMA : 6552
18-Temmuz-2010 Pazar
Aktif Ziyaretçi :
ONLİNE DERGİLER
GENÇ SESLENİŞ
Süleyman ÇELİK
İsmail ÖZDEMİR
Bahadır Çoban
Enver Taha AYDIN
GÖKAY DÜZAY
TUĞBERK HASAN SEV
Mehmet SOLAKÇI
Mert GÜRLEK
EMEL DEMET KÖROĞLU
ARŞİVDEN
BAĞLANTILAR