“EVET” İÇİN HERŞEYİ YAPACAK DURUMDA

“EVET” İÇİN HERŞEYİ YAPACAK DURUMDA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın zor durumda olduğunu sözlerine, kızgınlığına, öfkesine, nefretine, bol bol başvurduğu siyasi yalanlarına ve iftiralarına, herşeyden medet uman hamlelerine, dost dediklerini düşman gibi, düşman dediklerini dost gibi göstermesine, tehdide ve şantaja başvurmasına, devletin tüm imkanlarını seferber etmesine, her şeyi ve herkesi istismar etmesine, telaşına, muhalefet partilerine yönelik akıl almaz suçlamalarına bakarak anlayabiliriz. Başbakan kendinde değildir. Kendini kaybetmiş durumdadır. Özellikle referandum süreci başladığı günden bu yana telaşlı bir haldedir. Referandumun sonucunu ölüm-kalım gibi görmesi de bu telaşının en çok yansıyan yönüdür. Başbakan için “kalım” olacak sonuç Türk milleti için zarar, Başbakan için “ölüm” olan sonuçlar ise Türk milleti için kazançt....

Devamı Okunma : 301 5-Eylül-2010 Pazar

REKLAMMARKET ALMANYA
 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

ETNİK BÖLÜCÜLÜK VE KIŞKIRTMA KİMİN ESERİ?
ETNİK BÖLÜCÜLÜK VE KIŞKIRTMA KİMİN ESERİ?

AKP’nin ihanet politikaları Türkiye’yi tehlikeli bir noktaya getirmiş ve bunun acı meyveleri de zehirli sarmaşık gibi yeşermeye başlamıştır.

İktidara geldiği günden bu yana etnik bölücülük fitilini ateşleyen AKP, PKK’yı ve onun liderliğini yapan İmralı’daki soysuzu Güneydoğu Bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın temsilcisi ve sözcüsü haline getirerek, yapabileceği en büyük ihaneti zaten gerçekleştirmişti. Bugün İnegöl’de, Hatay’da ve Erzurum’da sıcağı sıcağına yaşanan ve daha önce de Türkiye’nin birçok yerinde yaşanan etnik kışkırtmalar, çatışmalar AKP’nin eseridir.

Türk milletinin birlik ve beraberliğini bozmak için elinden gelen tüm sinsi gayreti gösteren AKP, çıkan olaylara baktığımızda, bunda da kısmen başarılı olmuştur. Türkiye’de AKP iktidara gelene kadar kimse kimsenin etnik kökenini sorgulama ve bunu ayrıştırma vesilesi yapma uğraşı içinde değildi.

Türk milleti bu konularda o kadar hoşgörülü bir davranış sergilemiştir ki, kendisinin Gürcü, eşinin Arap olduğunu söyleyen Recep Tayyip Erdoğan’ı bu ülkede tek başına iktidar yapmıştır.

Bu hoşgörü ile iktidara getirilen Recep Tayyip Erdoğan ise Türkiye’nin milli birlik zırhını siyasi eylem ve söylemleri ile sürekli delmeye çalışmaktadır. Türkiye’nin 36 etnik kökenden oluştuğunu söyleyen ilk başbakandır. Kendisi Gürcü olduğu halde, siyaset dünyasına çıktığı ilk günden itibaren saplantılı bir şekilde Kürtçülük yapan da bizzat Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Başbakanın bu anlayışla şekillenen politikaları yüzünden, ülke bugün barut fıçısı gibidir. Artık halkın zıvanadan çıkmasının söz konusu olduğu kadar, provokatörlerinde bu kaos ortamında fırsat kolladığı gözlenmektedir.

İnegöl, Hatay ve Erzurum’da ortaya çıkan manzaralar bir kıvılcımdır. Eğer bunlar Türkiye genelinde bir ateşe dönüşürse, bundan en çok AKP’nin küresel patronları memnun olacaktır.

Türkiye’de bir iç çatışma senaryosu ile ülkeyi parçalara ayırmayı düşünenler, AKP’ye bol bol ihanet açılımları yaptırarak bu süreci tetiklemektedirler.

Ahmak politikaları ile ülkeyi kaostan kaosa sürükleyen AKP iktidarı da, Türkiye’yi bölmek için taşeronluk yapan PKK’yı etnik bir temsilci haline getirerek, çıkarılmak istenen bir iç savaş senaryosuna hizmetkârlık yapmaktadır.

Kürt kökenli vatandaşlarımıza en büyük kötülüğü sözde İslamcı AKP iktidarı, ateist, dinsiz bir terör örgütünü muhatap alarak başlatmış olduğu Kürt açılımları ile yapmıştır. Türk milleti AKP’nin ve siyasi yavrusu BDP’nin tahriklerine asla kapılmamalıdır. Kürt kökenli vatandaşlarımızın hepsini PKK’lı gibi gösterme gayretinde olan AKP ve BDP’ye rağmen, kardeşlik hukuku korunmalıdır.

İmralı’dan yol haritası alarak sözde ‘Kürt Açılımı’ başlatan ve İmralı’daki kansızın serbest bırakılması için aile içinde AKP’ye huzursuzluk veren BDP’nin etnik temelde iç savaş senaryolarındaki görevi çok iyi anlaşılmalıdır.

Son günlerde yaşanan olaylara ilişkin her zaman gösterdiği sağduyuyu gösteren MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çağrıları, tespitleri ve uyarıları herkese yol gösterici olmalıdır.

Türkiye AKP’nin küresel hizmetkârlık ölçüsünde kazandığı siyasi menfaatlere ve bölücülerin taşeronluk vazifelerine boyun eğmeden birliğini, beraberliğini muhafaza etmelidir.

Türkiye AKP’nin bölme, ayrıştırma, kutuplaştırma senaryolarına karşı dikkatli olmalı ve etnik her türlü kışkırtma karşısında sağduyulu davranmalıdır.

Unutmamalıdır ki, etnik temelde başlatılacak her kıvılcım, AKP’nin dostları ABD’yi, Barzani’yi, Talabani’yi ve PKK’yı mutlu edecektir.

Bu toprakların kardeşliği, tarihte de olduğu gibi yine birçok alçaklığı yenecektir.






OKUNMA : 2641 30-Temmuz-2010 Cuma

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz