GALATASARAY’I KÜÇÜK DÜŞÜRME ÜNAL AYSAL!

GALATASARAY’I KÜÇÜK DÜŞÜRME ÜNAL AYSAL! Alfred de Vigny isimli yabancı bir şairin “Çok defa korku, yalan söylemesini öğretir.” diye bir sözü vardır. Bu sözü Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın tartışmalara malzeme olan ve siyasete karışan son açıklamaları üzerinden değerlendirirsek, somut bir örnek daha göstermiş oluruz. Kanal D'de yayınlanan Mehmet Ali Birand'ın sunduğu 32. Gün programına konuk olan Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, "25 milyon taraftarın hemen hemen 20 milyonunun Erdoğan'a oy verdiğini tahmin ediyorum" şeklindeki açıklamasıyla, AKP iktidarının Türkiye’de birçok kurumu dize getirdiği gibi, milyonlarca taraftarı olan koskoca kulüpleri de ne hale getirdiğinin delili olmuştur. Ünal Aysal’ın mantığına göre Galatasaraylılar olmasa AKP diye bir partinin var olması da mümkün değildir. Bir Galatasaray taraftarı olarak Ünal Aysal’ın bu sözlerinden ut....

Devamı Okunma : 320 30-Ocak-2012 Pazartesi

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

DARBECİLERLE,CUNTACILARLA VE E-MUHTIRACILARLA OLAN İLİŞKİLER
DARBECİLERLE,CUNTACILARLA VE E-MUHTIRACILARLA OLAN İLİŞKİLER

AKP’nin son yıllardaki tüm siyasi söylemleri ‘darbecilerle, cuntacılarla,e-muhtıracılarla mücadele’ üzerine şekillenmektedir.

Gerçekten böyle bir demokrasi sevdası ,gerçekten böyle bir mücadele adına samimi bir düşüncesi var mı?

Asla böyle bir düşüncesi yok,olmadığı gibi ‘darbecilerle,cuntacılarla,e-muhtıracılarla’ en iyi anlaşan ve işbirliği en yüksek konumda olan bir iktidardır. Mesela Kenan Evren,Çevik Bir ve Yaşar Büyükanıt üzerinden bir AKP tahlili yaparsak ortaya çok şahane bir uyum çıktığını görürsünüz.

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşecek referandum öncesi ‘darbecilerle, cuntacılarla, e-muhtıracılarla hesaplaşma’ söylemleri bu tahlil ile birlikte koca bir yalandan ibaret olduğu anlaşılacaktır.

AKP ”Hesap Soracağım” dedikleri ile büyük bir uyum içerisindedir. Kenan Evren belki hayatı boyunca en sıcak ilgiyi AKP’den görmüştür,Çevik Bir’in AKP iktidara geldiği gün ilk övenlerden olması ve Abdullah Gül’e danışmanlık yaptığı iddiaları ve Yaşar Büyükanıt sözde kendilerini engellemek adına e-muhtıra yayınladığı halde ona 1 trilyonluk zırhlı araba alması ve “Devlet Şeref Madalyası” ile ödüllendirilmesi şahane uyumun delilleri olmaktadır.

Darbecilerin,cuntacıların ve e-muhtıracıların hep AKP’nin önünü açması,AKP’nin politikalarına hep destek ve malzeme vermeleri halka sahte demokrasi gösterileri yapıldığının en bariz örneğidir.Dahası siyasi maskaralıktan başka bir şey değildir.


30 yıl önce gerçekleşmiş 12 Eylül 1980 darbesi üzerinden siyasi tezgahlar üretip,28 Şubat sürecini yaşatanlara ve 27 Nisan e-muhtırasını verenlere hiçbir “hesap sorma” gibi bir muhataplık oluşturmayanlar samimiyetinin ne derecede olduğunu da göstermektedir.

AKP iktidarı 12 Eylül 1980 darbesi üzerinden kitleleri aptallaştırma senaryoları kurmaya çalışırken,şu günlerin en moda konusu 27 Nisan e-muhtırası ve Yaşar Büyükanıt olmuştur.

AKP iktidarı ‘darbecilerle, cuntacılarla, e-muhtıracılarla hesaplaşma’ nutukları atarken önce MHP Lideri Devlet Bahçeli "Büyükanıt ile Başbakan Dolmabahçe Sarayı'nda neyi konuştu? Ne üzerinde anlaştı?
Askeriyedeki bir yönetim değişikliği ile ilgili bir senaryoyu beraber mi çizdin? Askeriyede bir restorasyon mu düşünüyorsunuz? Onu mu planladınız? Ne yapıyorsunuz? Artık bu iki buluşma bir araya gelip halkımıza anlatılmalı. Yaşar Büyükanıt ya siz anlatacaksınız veya sayın Başbakan bir gün gelecek sen anlatmak mecburiyetinde kalacaksın. Belki de bu çarpık yargı yoluyla öyle bir gün gelecek ikiniz birden yargılanacaksınız. Duyan duysun, duymayan duymasın, Cenab-ı Allah bir iktidar nasip ederse, Yaşar Büyükanıt, sayın Başbakan hesap sormazsam namerdim."
açıklamasını,CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da bu açıklamalardan kısa bir süre sonra “Bir komutan, e-muhtırayı internet sitesine koyuyor ve 'Bunu ben yazdım' diyor. Siz gidip o komutanla kanka olup, gizli görüşüyorsunuz. Bu görüşmenin içeriğiyle ilgili hiçbir bir belge yok.
Emekli olduktan sonra zırhlı araç alındı, ödüllendirildi. Zamanaşımı da olmadı. Niye suç duyurusunda bulunmadı? O e-muhtıra AKP’nin iktidara gelmesi için oraya konuldu. Başbakan ile general (Yaşar Büyükanıt) işbirliği yaptı.”
açıklamasını yaptı.

Bu açıklamalardan sonra AKP iktidarında bir kaygı ve telaş başladı.Ne hikmetse 27 Nisan e-muhtırasından sonra miting meydanlarında “Bizi engellemeye çalışıyorlar” diye salya-sümük ağlayıp mağduriyet pozları verenlerin hepsi Yaşar Büyükanıt’ı savunma sırasına girdiler.

İslam düşmanlığına hizmet eden AKP’yi İslamcı olarak gösteren e-muhtıra ile AKP’nin siyasi oyunlarına hizmet etmiştir. AKP iktidarı da bir taraftan “Milli iradeye müdahale edildi” diye toplumu kandırmayı başarırken, müdahale yaptıklarını söyledikleri kişiye 1 trilyonluk araba alıp,madalya takmıştır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe’de gerçekleşen ve içeriği açıklanmayan görüşmede hala gizemini koruyor.

”Bizimle mezara kadar gidecek” sözleri ve Recep Tayyip Erdoğan’ın “Yaşar Büyükanıt açıklarsa bende açıklarım.” gibi üstü kapalı tehdit açıklamaları bu gizemi daha da derinleştirmiştir.

Dolmabahçe görüşmesinden sonra Yaşar Büyükanıt’ın AKP Genel Başkan yardımcısı gibi davranışları ve sözleri ile herkesin hafızasındadır.Irak’ın kuzeyine sözde gerçekleşen operasyona Bush’un “Kürdistan’dan defolun” demesi üzerinde apar-topar askerlerimizi geri çeken ve Bush’a sesini çıkartmayan ama siyasi iradeyi eleştiren muhalefet partilerinden MHP ve CHP’ye “Vatan hainlerinden daha çok zarar veriyorlar.” gibi talihsiz ve haddini aşan bir açıklama yapmıştı.

Bütün bunlar bile e-muhtıranın boyutunu çözmeye yetmektedir.AKP iktidarı için Kenan Evren,Çevik Bir ve Yaşar Büyükanıt çok değerlidir.Aralarında zihniyet ve gönül birlikteliği vardır.

E-muhtıra bir işbirlikçilik değilse bile,toplum algılamasının ne boyutta olduğunu idrak edemeden yayınlanmış bir problemli zeka ürünü olarak görülmelidir.Toplumun değer yargılarından bu kadar kopuk olmanın eseridir.

Fakat AKP iktidarının e-muhtıra yayınlandıktan sonra ağlayıp-sızlayıp,sözde sert açıklamalar yapıp sonrada Yaşar Büyükanıt’a arabalı ve madalyalı ilgisi herkesi işbirlikçilik noktasına odaklamaktadır.

AKP kimseden bir hesap soramaz,çünkü kendisini en çok destekleyenler darbeciler,cuntacılar ve e-muhtıracılar olmuştur.3 yıl öncesinin hesabını soramayanlar,30 yıl öncesine dönüp “Hesap soracağız” diyorsa bu siyasi sahtekarlığı Türk milleti görmelidir.

Eğer bu sahtekarlığı göremezse ,Recep Tayyip Erdoğan’ın bu millete yapacağı darbeleri beklemelidir.

OKUNMA : 9882 1-Agustos-2010 Pazar

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz