DARBE ÜRÜNÜ, CUNTA DOĞMASI, E-MUHTIRA BESLEMESİ AKP
Türkiye’ye 8 yıldır her manada darbe vuran iktidar, özellikle son 2-3 yıldır bir askeri darbeden bahsediyor. Her konuyu getiriyor ordu içinde kendine darbe yapacağını iddia ettiği unsurlara dayandırıyor.
İktidardakiler bu tavırlarıyla Türkiye’yi darbe paranoyası içinde adeta sosyal bunalıma soktular.
Ortada yapılmış darbeler, cunta hareketleri ve e-muhtıralar var. Ama onların hepsi de AKP ile zihniyet uyumu yaşayan, AKP’nin siyasi arenada doğmasını sağlayan ve AKP’nin tekrar tek başına iktidara gelmesini sağlayan hareketlilikler olmuştur.
Darbe, cunta ve e-muhtıra olaylarında sorumlu olan üst düzey komutanlardan Kenan Evren’e, Çevik Bir’e ve Yaşar Büyükanıt’a bakın. Hepsi ile arası en iyi olan iktidar, AKP olmuştur.
Kara Kuvvetler Komutanlığı’nın birlik brövesinden Atatürk’ü Kocatepe’de gösteren kabartma resmini “çağdaş” olsun diye çıkarmaya çalışan ve kamuoyundan gelen tepkiler üzerine vazgeçen Genelkurmay eski başkanı Hilmi Özkök de Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hocam” diye seslendiği kişiydi. Şöyle genel bir bakış açısı ile yaşananları değerlendirdiğimizde, TSK üst düzey yönetimi ile AKP arasında çok sıcak ilişki, uyum olduğunu göreceksiniz.
Şimdi “12 Eylül 1980 darbesinden hesap soracağız.” diye deli divane gibi bağırıp çağırıyorlar. Ama bundan 3 ay önceki geriye dönük sürece bakın. AKP Kenan Evren’e, Kenan Evren de AKP’nin politikalarına hep sahip çıkan olmuştur.
Kenan Evren’le düğünlerde şahitlik yapan, açılışlarda beraber kurdele kesen, Kenan Evren hastanelere düştüğünde ilk koşanlar Recep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç olunca, oynanmaya çalışılan siyasi ikiyüzlülüğü görmemek de körlük olur.
Yine “AKP’nin Cumhurbaşkanı” olma sıfatını korumakta ısrar eden Abdullah Gül, 2009 yılının Nisan ayında 12 Eylül 1980 darbesinin mimarı Kenan Evren’i Çankaya Köşkünde ağırlamıştı. Medyada bu görüşme şu şekilde haberleşmişti: “Evren, sağlık sorunları sırasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'ne ‘sağlık sorunları ile yakından ilgilenilmesi’ talimatı veren Gül'e teşekkür etti. 25 dakika süren ziyaret, baş başa gerçekleşti. Evren, sağlık sorunları nedeniyle kendisiyle yakından ilgilenilmesini sağladığı gerekçesiyle Gül'e teşekkür etmeyi gerekli görmüştü.”
Şimdi ortalıkta eski Ülkücü ya da Devrimci sıfatıyla “12 Eylül 1980 darbesinin hesabını soracak AKP’ye referandumda destek verin.” şeklinde adeta palyaçoluk yapan iktidar soytarıları, acaba AKP Kenan Evren’e bu ilgiyi gösterirken ne gibi meşguliyet yaşıyorlardı?
İdam edilen, işkence gören insanlar üzerinden iktidar saltanatlarını sürdürme alçaklığını gösterenlere hangi vicdan sahibi destek verebilir?
12 Eylül 1980 İhtilâli’nden ve Kenan Evren’den ‘hesap sorma’ adına çığırtkanlık yapanların hepsinin Kenan Evren’in dostları olması, onun yaptığı darbeyi övmesi, onun hazırladığı Anayasa’yı o günlerde desteklemesi, trajikomik bir halin yanında düşünce omurgasını yitirmişlerin sahne gösterisi olmaktadır.
12 Eylül 1980 İhtilâli’nin en büyük destekleyicisi, Kenan Evren’e cennet bileti kesen malum cemaati en başa yerleştirin ve medyada “Referanduma Evet” kampanyaları yürütenlere bakın. İkiyüzlülüğü aşan çok yüzlülüğün sahiplerini göreceksiniz.
Şimdi “Referandumda ‘Hayır’ verirsen darbecisin, ‘Evet’ verirsen darbe karşıtısın.” şeklinde tarif ederek halkı “Evet” vermeye davet edenlerin hepsinin darbe beslemesi olması iğrençliğin en açık görüntüsü olmaktadır.
AKP’yi en mantıksız yorumlarla savunmaya çalışan Nazlı Ilıcak’ın 10 Ekim 1980 tarihinde “12 Eylül Türk milletinin meşru müdafasıdır. İdamlar bu müdafanın neticesidir.” demesi arşivlerde iken 23 Temmuz 2010 tarihinde de “12 Eylül sürecinde, idamlar infaz edildi ve evlere ateş düştü. Salı günü, Tayyip Erdoğan’ın yaptığı grup konuşmasını ve evlatlarını kaybeden ailelerin açıklamalarını duyduktan sonra, konu üzerinde bir kere daha düşündüm. Onların duygularını yüreğimde hissettim. ‘İyi ki, idam cezası kaldırıldı’ dedim.” şeklinde açıklama yapmasını bu iğrençlik içinde bir örnek olarak görebilirsiniz.
Yine bir başka örnek de adeta “Referandumda ‘Evet’ verin.” diye ağlayan Enver Ören’e ait İhlâs grubunun yayın organları olmaktadır. Kenan Evren’in “Değerli Dostum” diye övdüğü ve Kenan Evren’in sağ kolu olan Ali Baransel’i bir dönem TGRT Genel Müdürü yapan Enver Ören’in iktidar yalakalığı için, düşünce omurgasını yitirmiş bir şekilde yayın yaptırmasını o iğrençlikler yanına ekleyebilirsiniz.
Sırf bu örnekler bile iktidarın ve yandaş medyanın bu konulardaki samimiyetsizliğini göstermektedir.
Darbelerin hesabını sormak yalanı ile kandırdığı insanların desteğini almak ve referandumdan başarılı çıkarlarsa Türkiye’ye kendi darbelerini indirmek isteyenlerin oyunu alenen ortadadır.
Darbeciler, cuntacılar, e-muhtıracılar AKP’nin en yakın yol arkadaşları iken AKP’nin bunlardan hesap soracağını söyleyenler de olsa olsa iktidar soytarısıdır.
Kenan Evren ile ilişkilerini anlattık ya AKP’ye engin fikirleri ile danışmanlık yaptığı söylenen ve bir ara Büyük Ortadoğu Projesi’ni verdiği konferanslarda öve öve bitiremeyen Çevik Bir’in önderliğinde gerçekleşen 28 Şubat sürecine ağıtlar yakarak istismar malzemesi yapmak yerine niçin Çevik Bir’den hesap sorulmamaktadır?
Çevik Bir’in adına “Hesap Sorulacaklar” içinde anan var mıdır?
Ya AKP’yi iktidarda tutmak için e-muhtıra kaleme alan ve Türk milletinin dini değerlerine saldırarak ve o dini değerleri AKP savunuyor imajı yaratarak kitleleri AKP etrafında toplamaya taşeronluk yapan Yaşar Büyükanıt’ı anan var mı? Trilyonluk arabasını altına verdiler ve birde “Devlet Şeref Madalyası” taktılar…
Bu isimler demokrasiye en büyük zararı verenler iken AKP niçin bunları korumaktadır?
AKP samimiyetsiz olup, bu konularda çok büyük ikiyüzlülükler yapmaktadır. Kenan Evren, Çevik Bir ve Yaşar Büyükanıt tarihe AKP iktidarının en büyük dostları olarak geçmiştir. Bu dostluğu görmeden AKP’ye referandumda destek çağrısı yapan kim olursa olsun, akılsızlığı ve aptallığı alnına kazınmış sıfatı olacaktır.
OKUNMA : 6138
11-Agustos-2010 Çarsamba
Aktif Ziyaretçi :
ONLİNE DERGİLER
GENÇ SESLENİŞ
Süleyman ÇELİK
İsmail ÖZDEMİR
Bahadır Çoban
Enver Taha AYDIN
GÖKAY DÜZAY
TUĞBERK HASAN SEV
Mehmet SOLAKÇI
Mert GÜRLEK
EMEL DEMET KÖROĞLU
ARŞİVDEN
BAĞLANTILAR