“ESKİ ÜLKÜCÜ” TAYYİP!

“ESKİ ÜLKÜCÜ” TAYYİP! Ülkücülere her türlü hakaretleri eder sonra çıkar “Ülkücü kardeşlerim…” diye başlayan cümlelerle akıl vermeye çalışır. Elinde bozkurt heykelleriyle pozlar verir, sonra çıkar “Ben insanlarla dolaşıyorum, siz Bozkurtlarla” diyerek Ülkücülere “hayvan” imasında bulunur. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’e hazırlattığı Kürt raporlarında “Irkçı-kafatasçı” der, sonra çıkar Başbuğumuzun eseri olan “Dokuz Işık” kitabını referans olarak göstermeye çalışır. ”Biz bunların geçmişte sokaklardaki kavgalarını biliriz” diyerek 1980 öncesi Ülkücülerin şanlı mücadelesiyle dalga geçer, sonra çıkar Ülkücü şehidimiz Mustafa Pehlivanlıoğlu’nun mektubunu okuyarak, timsah gözyaşları döker… İhanet planlarında önünü açmak için “Eski Ülkücüler” sıfatı verdiği kişileri kucağında besler ama Ülkücü katili birini de partisinden milletvekili yapar. Ülkücülere en ağır zulümler....

Devamı Okunma : 147 16-Mayis-2012 Çarsamba

 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA

12 EYLÜL 2010 OYUNUNDAN, 4 NİSAN 2012 TEZGÂHINA!
12 EYLÜL 2010 OYUNUNDAN, 4 NİSAN 2012 TEZGÂHINA!

AKP iktidarı siyasi hedeflerine giden yolda aldatma ve kandırma kavramlarına anlam yüklemek için bazı tarihleri özellikle seçmektedir.

Bu kurnazlığı 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleşen referandumda gösterdiler.

Referandumda yaptıkları propagandanın büyük bir bölümünü 12 Eylül 1980 darbesinden hesaplaşmaya ayırdıkları için, psikolojik bir etkileme adına özellikle 12 Eylül tarihini bilinçli bir şekilde tercih ettiler…

Şimdi de Kenan Evren’den hesap sorma masalıyla Başbuğ Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümü olan 4 Nisan 2012 tarihini mahkemenin ilk duruşma tarihi olarak belirlediler.

Başbakan Erdoğan yine Ülkücü şehitlerimizin mektuplarına vurgu yapmaya, yandaş medya yine özde AKP bağımlısı, sözde Bağımsız Ülkücüleri piyasaya sürmeye başladı. Her seçim ve referandum öncesi yaptıkları tezgah bu…

Ülkücüleri genelde "Terörist, köpekçi, mafya bozuntusu, eli-kanlı insan bozmaları, kafatasçı, ırkçı, it-kopuk, kandan beslenenler, hayvan “ şeklinde sıfatlandıran bu zihniyet nedense her seçim ve referandum öncesi Ülkücü sever oluyor, Ülkücü şehitler için timsah gözyaşları döküyorlar, kardeşlerimiz vurguları çoğalıyor.

Seçim, referandum yada o anki sürecin anlamı ortadan kalkıyor, yine Ülkücülere bilinen düşmanlıklarına devam ediyorlar. AKP’nin bu tezgâhına kimisi saflığından, kimisi de maalesef bana da bir menfaat çıkar mı diye düşüyor…

Şimdi ki tezgâh 4 Nisan… Başbuğ Alparslan Türkeş’in ölüm yıldönümü yaklaştıkça Ülkücüler üzerinde duygusal ve istismar propagandaları başlayacaktır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AKP’nin son grup toplantısında kullandığı “12 Eylül referandumu öncesinde buradan Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubunu okudum. O mektupta benim hatam varsa Allah cezamı versin ama onların hatası varsa onlar da cezasını çeksin demişti. İşte 32 yıl sonra onlar da hesap veriyor.” şeklindeki cümleler önümüzdeki günlerin habercisidir. Başbakan Erdoğan’ın yine mevsimlik milliyetçi rolleri ve bugünlerde MHP’ye saldırmaması bir kurnazlık halidir.

12 Haziran seçimleri öncesi “Ben bozkurtlarla değil, insanlarla dolaşıyorum” diyerek, Ülkücülere hayvan imasında bulunan birisi şimdi yine Ülkücülerin duygusuna hitap ediyorsa buradaki oyunu her Ülkücü hissetmelidir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’de Ülkücülere hayvan imasında bulunan Recep Tayyip Erdoğan’a “Aziz dava arkadaşlarıma hayvan iddiasında bulunarak alçak ve rezil bir ifade kullanmıştır.
Kendisi, ‘Eşref-i mahlukat’la dolaştığını söylemiştir. Bizi küçümsemiş ve hakaret dolu ifadelerle saldırmıştır. Müslümanları katleden, Eşref-i mahlukata kıyan da yanında hizaya girdiklerindir. Sen asil bozkurtları yanındaki çakallarla mı karıştıyorsun? Etrafta bulunan insan suretindeki ahlaksızlarla aziz dava arkadaşlarımı bir tutmaya nasıl cüret edersin. Bozkurtu bilmeyen, dava arkadaşlarıma küfür eden Recep Tayyip Erdoğan’a en büyük dersi büyük Türk milleti verecektir. Varsın ihanetle el birliği etsin, varsın okyanus ötesinden güç ve destek alsın. Tüm oyunları bozarız, her iftirayı yararız. Ben bir bozkurt olarak bozkurtlarımla birlikte yürüyorum. Şartlar ne olursa olsun yürümeye de devam edeceğim.”
sözleriyle haddini bildirmişti. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin bu sözlerinden de zaten nasıl bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuz çok net anlaşılmaktadır.

AKP’nin iktidara geldiği ilk günlerde koştura koştura gittiği, gizlice Orduevi’nde ziyaret ettiği ve“Paşam, bu ülkenin sizin gibilere ihtiyacı var” dediği Kenan Evren’den, Recep Tayyip Erdoğan şimdi neyin hesabını soracakmış çok merak ediyoruz.

Kenan Evren hastaneye düştüğünde ilk koşan sensin!

Düğünlerde, törenlerde Kenan Evren ile mutluluk pozları veren sensin!

Çankaya’da baş konuk yapan sizin zihniyetiniz!

Kenan Evren’i 12 Eylül 1980 ihtilalı yaptığı için cennetlik yapan sizin arkanızdaki zihniyet!

Neyin nesidir bu hesap sorma masalı o halde?

12 Eylül 2010’da tezgâha düşenler, 4 Nisan 2012 tezgâhından uzak durmalıdır.

OKUNMA : 4671 29-Ocak-2012 Pazar

Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz