ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SURİYE HESABI KIZIŞIYOR / İsmail Özdemir 494 okunma - 31 Temmuz 2015

IŞİD ve PKK terör örgütlerine yönelik başlayan hava operasyonları devam ediyor.

Türkiye ve ABD arasında yapıldığı söylenilen anlaşmaya göre IŞİD'e karşı koalisyon ülkelerinin hava taruzlarına Türkiye'nin de aktif bir şekilde katılacağı ve başta İncirlik olmak üzere bazı hava üslerinin ABD uçaklarının kullanımına açılacağı ifade ediliyor.

Ancak ABD Başkanı Obama'nın ifadesiyle sahada ABD'nin beraber hareket ettiklerinin PKK'nın Suriye uzantısı PYD olduğu konusu da karşımızda bulunuyor.

Son derece ilginç biçimde Türkiye PKK'nın yuvalandığı asıl yer olan Kandil'i bombalarken, PYD'nin dikkatlerden kaçırılmış olması ise bölgesel hesaplar adına önemli ip uçları veriyor.

Normal şartlar altında PKK'nın hem yurt içinde hem de Irak'ın kuzeyinde bulunan Kandil de hedef alınması, tehdit unsuru olmaktan çıkarılması adına önemli, mutlaka yapılması gereken ve makul bir eylemdir.

Ancak bunlar yapılırken, örgütün Suriye'deki uzantısının hedef seçilmekten kaçınılması şimdi olmasa da önümüzdeki dönem adına Türkiye'yi zorlayacak pek çok gelişmeye kapı aralayabilir.

Bunun nedenleri oldukça fazla. 

Öne çıkan belli başlı meselelerse; PYD'nin Suriye'nin kuzeyinde demografik yapıyla oynayarak bölgeyi tarihi ve asli özelliklerinden koparmanın Ortadoğu'nun tamamını etkileyecek sonuçlara kapı aralaması ve hali hazır da PYD saflarında, Türkiye'den geçen ve sayılarının 5000'i bulduğu güvenlik birimlerince ifade edilen teröristlerin varlığıdır.

Her iki konu bölgesel gelişmelerde bir sonraki hamle açısından ülkemizin elini sıkıntıya sokabilecek büyük bir potansiyele sahip.

* * *

PYD'nin hedef alınmaması konusunu garip kılan bir başka gelişme ise Suriye'de güvenlikli bölge oluşturma hedefinde yatıyor.

Madem ki PYD'nin kontrol ettiği alanlarda Irak'ın kuzeyi ile birleşip Akdeniz'e uzanan ve bu nedenle Türkiye için sıkıntılı olabilecek sonuçlara çıkacak koridor yaratma hesaplarına hizmet eden bir durumu var, o halde neden bu bölgeyi kontrol eden terör unsurları hedef seçmekten imtina edilir?

Bu durumu geride bıraktığımız Pazartesi günü yine bu köşeden irdelemiş ve şunları söylemiştik: "Irak'ın kuzeyi ile Suriye'nin kuzeyini birleştirmek isteyen ABD, Türkiye için asıl tehdit unsuru olan PYD'yi koruma altına almışken, şimdi PYD'yi dikkatlerden kaçırarak ve hedef almayarak Türkiye'nin kendi milli çıkarları önceliğinde sınır ötesine harekât yaptığı iddiası asılsız kalır." (27.07.2015)

Türkiye için mevcut durumda sorgulanacak çok konu varken, Suriye'den gelen son bilgilerde hayli ilginç bir noktaya doğru gidildiğini işaret ediyor.

Hafta içerisinde hala ülkenin başında bulunan Esad, ordunun asker bulmakta zorlandığını ve bu nedenle her bölgeyi kontrol etmekte zorlandığını ima eden bir açıklama yaptı.

Bu açıklamaya paralel bir şekilde Londra merkezli yayın yapan El Hayat gazetesine konuşan PYD'nin tepe noktasındaki isim olan Salih Müslim "Suriye Ordusu yeni bir anlayış ve yeni şartlar doğrultusunda bölgeye dönmek istiyorsa, neden olmasın? O zaman YPG, Suriye Ordusu'nun bir parçası haline gelir. Ancak ordunun dönüşünün Baas mantığı ve istihbaratıyla olması asla kabul edilemez. Eski döneme dönmeyeceğiz." sözleriyle ilginç bir çıkış yaptı.

* * *

Aslına bakarsanız bu son gelişmeler ABD'nin Suriye ile ilgili planlarını yansıtan son derece açık önemli örnekler olmaktadır.

Zira ABD'nin hesaplarına göre Esad'ın Akdeniz sahilleri boyunca uzanan alana çekilmesi, Suriye'nin kuzeyinde tıpkı Irak'ta yapıldığı gibi yeni bir Kürt yapılanmasının kurulması ve ülkenin geri kalan alanlarında ise Irak'ın orta kesimlerine kadar uzanacak alanda Sünni bir kuşağın kurulması bulunuyor.

Esad yaptığı açıklamayla bu koşullara zorlandığını ima ederken, Salih Müslim ise aynı koşullara hazır olduklarını söylemektedir.

Neticenin ne olacağını yakın bir zaman sonrasında görmek daha olanaklı bir hale gelecektir.

Suriye'nin geleceğinde bütünlüğünü korumuş bir ülke arzulanmazken, önemli olan Türkiye'nin bu planlar karşısında neler yaptığı yada yapacağıdır.

Terör örgütleri, eylemleri ve neler yapmaya çalıştığı ile beraber, bunların ipinin nereye bağlı olduğunu iyi bilmek gerekiyor.

Bugün IŞİD ve PKK farklı kollarda gözükse de bölgesel hesap kuranlar tarafından kontrol ediliyor yada yönlendiriliyor.

Oyunu doğru okumak ve sağlam hareket etmek zorunda olduğumuzu bir kez daha hatırlatmakta fayda vardır.

Terörle mücadelede ve bölgesel gücümüzü göstermede güncel kazanımlar bir yana, şayet hamleler doğru yapılmazsa, Suriye üzerinde kızışan hesaplar ve değiştirilmek istenilen sınırların yaratacağı sarsıntıların, sonunda bizi de etkilemesinin kaçınılmaz olduğunu şimdiden öngörebilmek gerekiyor.

Bunun için sağlıklı bir risk analizi yapılarak sonu neye mal olursa olsun atılması gerekecek adımları atmaktan geri durmayan sağlam bir iradeyle yol alınmalıdır.

Elbette bu iş AKP ile olamayacak kadar milli, hayati ve ciddidir.

Makaleyi Hemen Yorumla