ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TEĞET MASALLARINI BIRAKIN / İsmail Özdemir 37868 okunma -
Pembe tablolar sunularak, her alandaki gelişmelerin gerçek yüzünün halktan gizlendiği bir dönemde ekonomideki gelişmelerde gün geçtikçe heyecanımızı kırmaktadır. 2008 yılının son çeyreğinde ABD’de yaşanan finans kaynaklı ekonomideki durgunluk tüm gelişmekte olan ülkeleri hiç beklemedikleri biz zamanda tehdit etmeye başladı.

Ülkemizdeyse yaşanılan bu durum karşısında AKP hükümeti pembe tablolar çizmeye devam etti ve hala da etmektedir. Özellikle Sayın Başbakanın ekonomi ile ilgili gerçeklikten uzak tavır ve açıklamaları herkesi şaşırtmaktadır. Hele hele ekonomik krizin dalga dalga tüm dünyaya yayılmaya başladığı bir dönemde “Kriz bizi teğet geçecek” tarzındaki açıklamaları karşısında hepimiz şaşırdık. R.Tayyip ERDOĞAN gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlık makamında oturan birisi bu açıklamayı nasıl olurda yapabilir diye insan düşünmeden edemiyor.

Ülkemizde doğalgaz ve elektrik fiyatlarındaki artış çok değil üç aylık bir dönem içerisinde %40’ları bulurken, esnaf ve sanayiciler borç ve krediler altında inim inim inlerlerken, sadece resmi katılara göre Türkiye’deki işsiz sayısı geçtiğimiz Eylül ayında 2 milyon 548 bin iken ve de genç, yani hayata henüz atılan ve üniversiteden yeni mezun olan grubunda dahil olduğu kesimde işsizlik oranı yüzde 20.1’e ulaşmışken, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı neredeyse 200 bini bulmuşken, sorumlu olan devlet idaresindeki hangi insan bu gerçekleri temsil ettiği halktan gizlemek istercesine “Kriz bizi teğet geçecek” diyebilir. Bu açıklama siyasi ahlakın neresine yakışır, onunda takdirini sizlere bırakıyorum.

Yaşadığımız kriz bir finansal krizdir ancak etkilerini doğrudan üretim sektörü üzerine yıkmış ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır. 2001 yılında yaşadığımız ekonomik krizde insanlarımız, sanayicilerimiz ve esnafımızın elinde kendisini ayakta tutabilecek miktarda nakit parası vardı. Peki ya bugün? Özellikle sanayicilerimizin hemen hemen hepsinin büyük oranları bulan kredi borçlanmaları söz konusudur. 

AKP hükümetinin yaptığı bir diğer yanlışsa -Maliye Bakanı Kemal UNAKITAN’ın anlayışıyla- halkın elinde sıcak parası, birikimi olmamalı ancak yüklü miktarda borcu olabilir (!) düşüncesiyle ekonomiye yön verme çabasıdır. Bu doğrultuda yapılan açıklamalar savunduğumuz bu tezi de kanıtlar niteliktedir. Ayrıca devletinde büyük bir darboğazdan geçtiği bu dönemde, yine devletin acil sıcak paraya ihtiyacı varken yok fiyata satılan devlet kurumlarının kıymetini AKP hükümeti elini vicdanına koyarak değerlendirmeli ve anlamalıdır. 

Devlet ihtiyaç duyulan bu parayı peki nasıl temin edecek? Tabii ki borçlanmayla. Bu borcu alacağı yer ise IMF’dir.

Hani karşılaşılan ekonomik kriz karşısında “merak etmeyin bizi teğet geçecek, bu bir fırsat olacak bizim için” tarzında açıklama yapmıştı Sayın Erdoğan, bunu yaparak gömleğinin ilk düğmesini yanlış ilikledi. Bunun etkisiyle bir büyük yanlış açıklamada daha bulundu Tayyip ERDOĞAN ve dedi ki “IMF’ye ümüğümüzü sıktırmayız”. Bunu derken buradan çıkarılacak sonuç, ya biz IMF ile anlaşmadan yolumuza devem edeceğiz yada yapılacak olan stand-by anlaşması biz nasıl istersek öyle olacak yönündedir. Ancak anladık ki AKP, IMF ile yapacağı yeni anlaşmada bizlerin ümüğünü sıktırmaya razı olmuş görünmektedir.

Ekonomiyi sadece devletin kar elde eden ve stratejik öneme de sahip olan kurumlarını yok fiyatına satmak olarak algılayan AKP hükümetinin bizleri böylesine acı bir tabloyla buluşturacağı belliydi. 

Gerçeklikten ve siyasi ahlaktan yoksun olarak ülke yönetilmez ve bu millet böylesine hiçte hak etmediği bir biçimde temsil edilemez. Türk Milleti yaşanılan tüm bu tahribatların, kendisini yoksulluğa ve işsizliğe mahkûm edenlerden ve kendisiyle alay edercesine açıklamada bulunanlardan hesabı mutlaka soracaktır. Bu tarihi gün 29 Mart 2009 tarihinde yapılacak olan seçimlerle gelmiş olacaktır. 
Makaleyi Hemen Yorumla