ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ABD’DEKİ SEÇİM SONUÇLARI VE SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI / İsmail Özdemir 37953 okunma -
ABD’de yapılan seçimlerin ardından ilk kez bir göçmen Başkan olarak seçildi. Seçim kampanyasında ise gerek kendi toplumlarına gerekse tüm dünyaya karşı vurgulanılan konu, yeni bir küresel düzenin kurulacağı olmuştur. Bu durumsa küresel bir krizin merkez üssü olan ABD’de ve küresel düzene kendini esir ederek, son yaşanılan ekonomik krizinde tesirine giren kesimlerde heyecanla karşılanmıştır.

George Bush’un, ABD’de yürüttüğü başkanlık görevi döneminde hayata geçirilen en kanlı küresel vahşet senaryosu olan Büyük Ortadoğu Projesi ile milyonlarca Müslüman katledilmiş ve vatanları işgale uğramıştır. Ülkemizde bu kanlı projeden nasibini almış, birlik ve bütünlüğü geçmişe nazaran büyük ölçüde sarsılmış, toplumumuz içerisinde bir kutuplaşma ve çatışma ortamı yaratılmak istenmiştir.

Bu vahşette Başbakan Erdoğan’da “eşbaşkanlık” rolü ile görev aldığını itiraf etmiştir.

Şimdi gündemde olan asıl soru şekillenecek olan küresel düzenin işleyeceği ve hayata geçireceği konuların neler olduğu ve Türkiye’nin bu gelişmeler karşısında neler yaşayıp nasıl bir yol izlemesi gerektiğidir.

Öyle görülüyor ki Bush döneminde Müslüman coğrafyalara karşı yürütülen saldırıların, Obama döneminde de devam edebileceği ancak bunun daha hoş bir görüntüyle gizlenerek yapılacağıdır. ABD kaynaklı düşüncelerin görüşleri gereği, ABD’nin kendi çıkarları arasında bu tutumu sürmesi gerekliliği işleniyor. Obama’nın babasının Müslüman olmasının sürekli olarak vurgulanması da bunun açık bir delilidir.

Bizleri ilgilendiren noktada ise gündeme gelen en temel konu sözde Ermeni soykırımı iddialarının ABD’de yeni dönemde kabul edilebileceğidir. Zira başkan seçilen Obama, Ermeni lobilerinin isteklerine karşılık bir dizi vaatlerde bulunmuştur.

Bu durumun gerçekleşebilme olasılığı bundan önceki dönemlerde de vardı, fakat dış politikada uygulanan bazı yöntemler Ermeni lobilerinin her türlü çalışmalarına karşın, ABD’nin böyle bir eğilime girişmesini engelliyordu denilebilir. AKP hükümetinin dış politikada izlediği tavizkar ve teslimiyetçi tutum sayesinde Türkiye’nin bu yönü zayıflatıldı, bitme noktasına getirildi.

Özellikle Cumhurbaşkanı ve eski AKP Dış İşleri Bakanı Abdullah GÜL’ün milli maçı bahane ederek Ermenistan’a yaptığı üst düzey ziyaret, en ağır suçlamalarla itham edilen ülkemizin itibarına gölge düşürmüştür. Bu ziyaret sonrasında ülkemizde bazı sözde aydınların “özür kampanyaları” başlatması ise, konunun yapılan yanlış bir dış manevra ile ne denli vahim bir duruma sürüklenebileceği açık bir biçimde görülmüştür.

Bununla birlikte aziz milletimize hükümet çevrelerinden yansıtılmasa da, Türk Dış İşleri Bakanlığı ile Ermeni Dış İşleri Bakanlığı bir takım görüşmeler yürütmektedir. Bilinen, bu görüşmelerin özünde soykırım iddialarının her iki devletin tarihi belgelerini ilgili bilim adamlarına açarak değerlendirmesi ve bir sonuca varması, iki devletinde bu bilimsel gerçeği kabullenmesinin istenildiğidir. Bizlerde bu konuyu sözde aydınların başlattığı “özür kampanyasını” konu alan 32. Gün programında açıklamalarda bulunan, Emekli Büyükelçi ve MHP Milletvekili Sayın Deniz BÖLÜKBAŞI’nın konuşmaları ile işittik.

Özünde bizler açısından sözde soykırım iddiaları ile ilgili duyulabilecek bir rahatsızlık söz konusu değildir. Çünkü gerek bizlerin, gerekse birçok yabancı devletlerin o dönemle ilgili arşivlerinde bulunan belgeler haklılığımızı ortaya koymaktadır.

Buraya kadar uygulanılan politikanın başlangıcına iyi hoş diyelim de yapılan bu görüşmelerde, acaba Ermeni tarafıyla böyle bir ortak bir çalışma platformunun kurulması için AKP Hükümeti tarafından ne tür teklifler götürülmüştür bunu irdelemek gerekir.

Ülkemizin topraklarında hala gözü bulunan ve bunu terör eylemleriyle bizzat geçmişte hayata geçirip, bugünde fikri yönden, özellikle dış destekli lobi faaliyetleri ile çalışmalar yürüterek, hala aynı zihniyette bulunduğunu kanıtlayan bir devlete karşı ne önerilebilir? Acaba Ermenistan ile sınırlar açılacak ve ön koşulsuz nasıl bir diplomatik girişimde bulunulacaktır?

Bizim dış işlerimizden bu gelişmelerle ilgili şimdilik elle tutulabilir bir haber ve açıklama yok! İlginçtir bu konu ile ilgili bilgileri geçtiğimiz günlerde Ermeni Dış İşleri Bakanı Edward Nalbandyan’dan işittik. Nalbandyan açıklamasında “Ermenistan, Ermeni Soykırımı'nın uluslar arası toplum tarafından tanınması amaçlayan politikadan hiçbir zaman vazgeçmeyecek. Tarihin kara sayfalarının çevrilmesi gerekir ancak geçmişin dersleri hiçbir zaman unutulmamalı. Ermenistan hiçbir zaman Ermeni Soykırımı gerçeğini sorgulamayacak… Sorunlar, sadece Türkiye, koşulsuz olarak Ermenistan ile diplomatik ilişkileri kurmayı kabul ederse çözülür” demiştir. (Kaynak: www.etikhaber.com)

Hal böyleyken Nalbandyan, ülkemizde Ermenistan ile ilgili yürütülen görüşmeleri büyük bir övgü ile sunan AKP’lilere tokat gibi bir cevap vermiştir.

ABD’deki seçim sonuçları, yeni dünya düzeni derken dümenin başında bulunan AKP hükümeti bizleri karanlık suların derin girdaplarına doğru götürmektedir. 

Büyük Türk Milleti’nin, kendisini her alanda gururlu bir biçimde temsil edecek, milli hassasiyete, donanıma ve güçlü iradeye sahip olan yeni bir iktidara ihtiyaca vardır. Geçmişte verdiği kutlu mücadelesi ile bunu kanıtlayan, Türkiye Cumhuriyeti’ni önce kurtaran, sonra kuran ve şimdi de yaşatan tek irade Milliyetçi Hareket’tir.

Karar senindir Türkiye.
Makaleyi Hemen Yorumla