ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KARAR SADECE SENİNDİR TÜRKİYE! / İsmail Özdemir 38455 okunma -
Yaklaşan yerel seçimler ülkemiz ve milletimiz için bu zamana kadar gelinen süreç içerisinde hiç olmadığı kadar büyük bir önem kazanmıştır. Teslimiyetçilerin, bölücülerin, yıkıcıların ve Türklüğe açıkça alerjisi olan siyasi tabakaların bizleri getirdiği noktada, geri dönüşü olmayan karanlık dönemlere doğru sürüklenmekteyiz…

Topla, tüfekle yenilemeyen, parçalanamayan milli birlik ve beraberliğimiz, sahip olduğumuz yıkılamaz ve yılmaz inancımız; dil, kültür, etnik köken ve inanç ayrılıkları gibi ortaya atan safsatalarla parçalanmak istenmektedir. Yaşanılan bu gerçeklerden hareketle AKP’nin kurulduğu günden bu yana teslimiyetçiliğin merkezi, Büyük Türk Milleti’nin yeniden dünyada her alanda hak ettiği konuma ulaşması, bölgesindeyse; adaleti, barışı ve huzuru getirebilmesi için mücadele eden, Türk siyasi arenasında 40. yılını dolduran Milliyetçi Hareket’in ise direnişin, azmin, kararlılığın ve birliğimizin kalesi olduğu asla ret edilemez bir gerçektir. Rahmetli Necip Fazıl KISAKÜREK’in “Sakarya Türküsü” şiirindeki “Oluklar çift, birinden nur akar birinden kir” dizeleri bu konuyla ilgili olarak verilebilecek en güzel örnektir.

Türk Milleti tarih sahnesine çıktığı günden bu yana en ağır imtihanlarla mücadele etmiş ve başarılı olmuştur. Ülkemizde son zamanlara gelinen süreçte, mozaiklik, Türkiyelilik, federasyon gibi daha önceleri asla konuşulmayan ve tartışılmayan konular gündeme gelmekle kalmamış, bizzat hayata geçirilmek istenmiştir.

Yaşadığımız bu karanlık dönemde kısaca karşılaştığımız olumsuz şartların bazılarının ana başlıklarını düşünmekte yarar vardır.

Devlet yapımızın ayakta kalmasını sağlayan yasama, yürütme ve yargı organları AKP hükümeti döneminde, sorumluluktan aciz olarak sergilenen bir anlayışla, birbirleriyle sürekli fikir ayrılıklarına düşmüş ve bunun sonuçları yüce milletimize yaşatılmak istenmiştir.

Tarihimiz, şanımız ve şerefimiz olan Türk Askerleri’nin başına 4 Temmuz 2003 günü Kuzey Irak’ta, ABD askerleri tarafından çuval geçirilerek, şerefleri ayaklar altına alınmış ve bu durum karşısında AKP hükümeti ve onun Başbakanı Erdoğan ise sorumluluğu gereği yapması gerekenleri yerine getirememiştir. Hatta bu konuyla ilgili olarak değerlendirilen “ABD’ye nota verecekmiyiz?” soruları karşısında “ Ne notası veriyorsun? Müzik notası mı?” şeklinde bir cevap vererek, bizlerin yüreklerinde -ebedi bir Türk yurdu olan Süleymaniye’de- askerlerimizin başına çuval geçirenlerden çok daha büyük bir yara açmıştır.

Yaklaşık 7 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin foyaları geçtiğimiz aylarda tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkmaya başlamış, söylemlerinde sürekli olarak kullandıkları “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeyiz” cümlesine rağmen, insanların inanç duygularını sömürerek neler yapıldığına hep birlikte şahit olduk. Bilinenler, toplumda kullanılan tabiri ile “Şaban DİŞLİ’nin rüşvet olayı, Almanya’da sürdürülen ve yolsuzluğun kara bağlandığı Deniz Feneri davası, Dengir FIRAT’ın yaptığı hayali ihracat” gibi buz dağının sadece görünen kısmının belirdiği, yetimin hakkının acımasızca yendiği iğrenç olaylardır. 

Dil bir toplumu bir arada tutan en önemli araçtır. Tüm bunlardan daha vahim olanı ise AB dayatmalarına boyun eğen AKP’nin, daha önce bahsettiği 36 etnik köken kavramının yani 36 ayrı parçanın (PKK sadece ikiye bölmek istiyor; dikkat ediniz birileri 36 farklı yapıdan bahsediyor! ) bir getirisi olarak farklı dillerde yayın, eğitim ve faaliyet programlarına gün geçtikçe hız kazandırmasıdır. Bunun başlangıcı olarak, Kürtçe yayın yapan TRT 6 kanalı hayata geçirilmiştir. İnsanları ortak hissiyatlar etrafında bir arada tutabilmek için konuşmalarının, düşüncelerinin ve umutlarının bir olması gerekir. Bizler için bunu sağlayan Türkçe iken hangi akla hizmetle, ülkede farklı dillerin kullanımının açılımı yapılabilir ki?

Gelişen zaman ve şartlar günden güne vahametini artırmaktadır.

Artık gelinen nokta bıçağın kemiğe dayandığı noktadır. Akrebin kıskacında yoğrulmaya alışık olan Türk Milleti’nin bağımsızlığı ve bölünmez bütünlüğü uğruna bendini yırtıp, dağlara sığmadığı zaman ve tarih çok yaklaşmıştır. Yerel seçimler bu kutlu mücadelenin başlangıcı olacaktır.

Büyük Türk Milleti!

Seni bir arada tutan inanç ve azim dünya üzerinde başka hiçbir millete bahşedilmemiştir. Namert eller dün Çanakkale’den başlayıp, senin vatanının bağrında yıldırım yangını tufanlar, alevden seller verirken, nasıl iman dolu göğsünü siper edip, her birine hak ettiği dersi teker teker vererek birlik ve beraberliğini koruduysan; biliyoruz ki aynı iman ve kararlılıkla geleceğine yeniden kutlu biçimde yön verecek olanda sensin. Çünkü yegâne irade sendedir.

Teslimiyetçiliğe ve bölücülüğe karşı siyasi alanda yapılacak bu hesaplaşmada, senin bağrında filizlenerek büyüyen ve bu uğruda yani seni sevmek uğruna ödenmesi gereken ne kadar bedel varsa ödeyen Türk Milliyetçileri ve onun siyasi temsil organı olan Milliyetçi Hareket Partisi deneyimli kadrolarıyla vereceğin her göreve hazırdır! 

Türk Milliyetçileri’nin ve onların Lideri Devlet BAHÇELİ’nin tek ve vazgeçilmez, büyük sevdası yalnız ve yalnız senin içindir. 

Karar 29 Mart 2009 günü sadece senindir! 
Makaleyi Hemen Yorumla