ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
İSRAİL’İN VAHŞETLERİ VE AKP’NİN YANLIŞLARI / İsmail Özdemir 38488 okunma -
Acı, üzüntü ve keder yüklü bir haftayı geride bıraktık. İsrail’in bütün vahşeti ile savunmasız Filistinlilere saldırması ve soykırım derecesindeki tutumları asla unutulmayacak birer vahşet olarak tarihte ki yerini almıştır.

Masum çocukların, kundaktaki bebeklerin, savunmasız kadın ve yaşlıların birer birer İsrail’in füze saldırıları sonucu can verdiğini yada yaralandığını her birimiz televizyonlardan gördük. Şüphesiz ki yaşanılan bu vahşetin tanımının hiçbir şekilde tarif edilebilmesi mümkün değildir. Sözde Hamas’a karşı yapılan saldırılarda, hastaneler, ambulanslar, okullar ve hatta Camiler hedefte oluyor, Filistinli kardeşimizin yaşam hakları ellerinden alınıyor… Tarih böyle bir vahşeti daha önce kesinlikle kaydetmemiştir.

Türkiye ise bu gelişmeleri maalesef izlemekle yetinmiştir...

Bu acı gelişmeler yaşanırken bölge üzerinde ağarlığı olduğu bilenen ülke konumundaki Türkiye’nin somut olan hiçbir adımı atamaması gözlerden kaçmamış, AKP hükümetinin başarısızlığı olmuştur. Hava harekatının başladığı günlerde Ortadoğu turuna çıkan Başbakan Erdoğan’ın, gittiği ülkelerdeki yaptığı görüşmeleri, İsrail’in kara harekatına başlamasına ve yüzlerce masum sivilin ölmesine engel olamamıştır. 

Çok değil daha birkaç ay önce Türkiye Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin geçici üyeliğine seçildi. AKP hükümetide bu durumu, getirilerini ve bunun bir nasıl bir başarı olduğunu günlerce anlattılar. Ancak bu noktada çok dikkat çekici bir konunun altını çizmekte yarar vardır. İsrail’in Gazze’ye karşı başlattığı saldırılar sonrasında gerçekleştirilen BM Güvenlik Konseyi acil dayanışma toplantısını Türkiye değil, Libya’nın çağrısı üzerine yapmıştır. Bu durum şunu göstermektedir; Türkiye, İsrail’in bu saldırıları karşısında ya yapması gerekenleri yapmamaktadır yada Türkiye’yi yöneten AKP hükümeti neler yapılacağını bilmemektedir.

Bu konuyla ilgili olarak gündemde bulunan bir diğer konu ise İsrail Başbakanı Ehud OLMERT’in Gazze’ye yapılan saldırılardan sadece beş gün önce ülkemize gelerek bir dizi temaslarda bulunmasıdır. 

Bir devlet temsilcisinin başka bir devleti ziyaret ederek görüşmelerde bulunması oldukça doğaldır. Ancak OLMERT’in, Tayyip ERDOĞAN ile görüşmesinin yaklaşık 5.5 saat sürdüğü belirtilmesine rağmen, görüşmeyle ilgili herhangi bir kaydın tutulmamış olması ayrı bir vahim durumdur ki üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. AKP hükümet yetkilileri yapılan bu görüşmeyi kayıt altına almayarak aziz Türk Milleti’nden neyi, niçin gizlemek istemiştir? Bunun basına yansıması ve başta Milliyetçi Hareket Partisi olmak üzere konun araştırılmasını isteyen siyasi organizasyonlar karşısınca çaresiz ve içi boş açıklamalarda bulunması nedendir?

İsrail’in yaptığı hain saldırılar karşısında nasıl hareket edeceğini bilmeyen AKP hükümeti ve Başbakanı Erdoğan’ın düştüğü en acınası durum ise Başbakanın kendi partisinin grup toplantısında söylediği şu sözlerde açıkça gün yüzüne çıkmaktadır “Ramallah Sınır Kapısı’nda yarım saat bekletilen bir başbakan olarak konuşuyorum. Bunu yapan kim İsrail. Bunu yapan İsrail hala demokrasiden bahsediyor.”

Şüphesiz ki Sayın Başbakanın bahsettiği bu olayın gerçekleşmesi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak her birimizi üzmüştür. 70 milyonu bulan nüfusu ile bölgesinde ve dünyada çok önemli bir ülke olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, böylesine yok sayılabiliyorsa, sorumlu olan birinci derecedeki şahıs şüphesiz ki yine Tayip ERDOĞAN’dır. Bir insan, ben Büyük Ortadoğu Projesinde Eşbaşkanlık yapıyorum diyorsa, elbette ki o projenin patronlarına sadık kalır. BOP’ un patronu ABD, ABD’nin beyni ise İsrail’dir. Başbakanın bu sözleriyle yakınmayı bırakıp yapmış olduğu yanlışları değerlendirmesi gerekir.

Tüm Müslüman dünyasını parçalama planı olan Büyük Orta Doğu Projesinde eşbaşkanlık yapıyorum diyip, bunu büyük bir övgüyle kendi partisinin bir organizasyonunda övünerek anlatırken, şimdi BOP’ un patronları tarafından sınır kapılarında beklediğini söylemesi şüphesiz kendi adına vahameti bulunan bir durumdur. Acaba Tayyip ERDOĞAN BOP’ un patronları tarafından gözden çıkarılmış mıdır ve bekletilmesine duyduğu öfke bundan mı kaynaklanıyor? Soruları aklımıza gelen ilk sorulardır.

İsrail saldırıları karşısında çaresiz ve yanlış bir biçimde hareket eden AKP hükümetine en güzel cevabı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli vermiştir. Konu ile ilgili olarak MHP Genel Başkanı Devlet BAHÇELİ, 6 Ocak 2009 günü yapmış olduğu parti grup toplantısındaki konuşmasında vurguladığı “Sorunun, bölgede coğrafyaları askeri kuvvetlerle tanzim etmeye çalışan okyanus ötesini ikna etmeden, bu gücün Ortadoğu’daki projelerini değiştirtmeden yapılacak bütün girişimlerin nafile olacağını ve hatta şimdi olduğu gibi Filistinli kardeşlerimize zarar vereceğini bilmek için uzman olmaya gerek yoktur” sözleri yaşanılan bu vahşet karşısında yapılması ve düşünülmesi gereken en temel koşullar olmalıdır.

Yaşadığımız bu acı İsrail vahşeti kadar AKP’nin yanlış duruş ve tavırların gerçeğini de görebilmek gerekir.
Makaleyi Hemen Yorumla