ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKP’NİN KÜRTÇE TELEVİZYON AÇILIMI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ / İsmail Özdemir 38696 okunma -
Toplumların ayakta kalıp, ortak kültürü güçlendiren ve yaşatan en önemli unsur dildir. Yani birliğin, beraberliğin ve bütünlüğün temelini oluşturabilmek için ortak dil kullanımını gerçekleştirmek gerekir.

Bunun için İsmail GASPIRALI “Dilde, fikirde, işte birlik” diyerek büyük ülkünün en önemli noktalarından birine temas etmiştir. Bir millete mensup insanların toplumsal hassasiyet gerektiren konularda ve o toplumla ilgili gelecek arayışlarında ortak bir davaya inanmaları, bu doğrultuda fikirlerini güçlendirmeli, ortak bir ülkü altında buluşmaları ve tüm bunları yaşayabilmeleri içinde birbirlerini anlayabilmeleri şarttır. Milletinin her bir ferdi ile büyük bir mücadele neticesinde bağımsızlığının karakteri olduğunu tüm dünyaya kanıtlayan ve bu mücadeleler sonrasında –özellikle Cumhuriyetimizin ilanı ile- teknik, sanat, kültür ve bilim alanlarında da çok ciddi atılımlar gerçekleştiren Büyük Türk Milleti’nin birliğinin ve beraberliğinin, başka deyişle parçalanamaz yapısının altında yatan gerçek Türkçedir. Bu sebepten ötürüdür ki o dönemlerde yeni oluşturulan anayasamızın bugünde değişemez ilkeleri arasına “Türkiye Devleti’nin Dili Türkçedir” ibaresi eklenmiştir.

Günümüz Türkiye’sinde ise bölücülüğün ve yıkıcılığın kendisini filizlendirdiği nokta tamda buradan başlıyor. Özellikle AB ekseninde dış destekli siyasi kesimler ile daha kendini aydınlatmaktan mahrum sözde aydınlar “devletin dilinin” olmayacağı yönünde fikirler beyan ediyor… Tüm bölücüler de bu görüşü destekliyor. Çünkü milletimizi bir ve diri tutan yegâne gücün Türkçemiz olduğunun farkındalar.

AKP hükümeti göreve geldiğinden bu yana devletin dilinin olmayacağı yönünde topluma sunulan görüşlerin savunucusu konumundadır. Son olarak TRT, yani devletin kendi resmi kanalı (!), aracılığı ile Kürtçe yayına başlanması hepimizin aklında bazı soru işaretleri uyandırdı. 

Yayına R. Tayip ERDOĞAN’ın Kürtçe mesajlarıyla başlayan TRT 6’da Kürtçe olsa bile sunulacak milli birlik ve beraberliğimizi savunan ve bunu güçlendirmek için toplumsal mesajlar içeren programlar yerine, neden bölücü terör örgütüne sempati besleyen ve bunu topluma açıkça sunan isimlerin bu kanalda yer alınması arzu ediliyor? 

AKP Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman KURT, hangi zihniyetle bölücü terör örgütü PKK’nın yurt dışındaki siyasi olan her organizasyonunda görev alan ve bölücülerin simgesi haline gelen Ahmet Kaya’nın da hayatta olması halinde TRT 6’da program yapabileceğini söylüyor?

Dünyada bir devletin, vatandaşlarının konuştuğu dil yerine bir başka dil yada dillerle topluma açılımda bulunması ya federal sistemlerde yada azınlık olarak kabul edilen bölgelerde uygulanan bir politikanın gereğidir. Bu doğrultuda AKP hükümeti bu açılımı yaparak neyi hedeflemektedir?

Asla unutulmasın ki Kürtler bizzat Türklerdir, Türklerde bizzat Kürtlerdir. Yüz yıllardır bir arada birlik ve beraberlik içerisinde huzur ve barış dolu coğrafyalarda tek çatı altında yaşamışlar ve Türkçe konuşmuşlardır. 

Asıl acı tablo, AKP’nin bu eylemde bulunurken değer yargılarımızı ve bölünmez bütünlüğümüzü yok sayıp bölücü terör örgütü çizgisinde bulunanları TRT 6’da görmek/görevlendirmek istemesidir. 

Geçmişe dönüp şöyle bir baktığımızda bizi üzen en acı tablo bölücü terör örgütü lideri ve bebek katili Abdullah ÖCALAN’ın savunuculuğunu yaptığı birçok konunun bugün AKP tarafından hayata geçirilmiş olunmasıdır. Belki bebek katili de bu durumun farkında olacak ki Tayip ERDOĞAN’ı kast ederek “Başbakan’ın kavramları benimkiyle aynı…” diyebilmiştir. Mevzular önce alt kimlik üst kimlik tartışmalarıyla başladı, sonra birilerinin Gürcü, eşininse Arap olarak nitelendirilmesiyle devam etti, Türkiye’nin 36 etnik yapıdan oluşan bir mozaik olduğu, Türkiyelilik (!) kavramlarının kullanılmasıyla doruğa ulaştı ve bugünlere kadarda gelinildi.

Milletimizin değer yargılarının tanımları baştan aşağıya yok sayılmaya başlandı! Az önce de belirttik ya acaba bu durumla ilgili gelecekteki gelişmeleri beklemek yerine bebek katili APO’nun söylemlerine mi baksak? 

Maalesef AKP zihniyetinin ülkemizi sürüklediği karanlık yolun açık tanımı budur.

Türk Milleti elbet ki toplumsal ve kültürel değer yargılarının tümünü farkında olacaktır ve olmuştur da. Milletimizi bütünleştiren ve birbirimizin derdini anladığımız yegâne vasıtanın Türkçe olduğu unutulmamalıdır. Özellikle ilerleyen yıllar için uygulanacak dış politikaya dayalı hedeflerimiz arasında Türkçenin öneminin de farkında olunmalıdır. Zira dünyanın çeşitli coğrafyalarında Türkçe konuşan ve hayatını Türkçe ile devam ettiren yüz milyonlarca insan bulunmaktadır. Bu amaçla yapılacak atılımlar ayrıştırıcı değil, kesin1ikle birleştirici ve bütünleştirici olmalıdır.
Makaleyi Hemen Yorumla