ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
İHANETİN ADI DEĞİŞİM OLDU / İsmail Özdemir 38887 okunma -
İçerisinde yaşadığımız şu dönemde millet ve devlet adına ne kadar değer yargılarımız ve kutsalımız varsa hepsinden birer birer uzaklaştırılmaya başlandık. Bir millet için vaz geçilemez değer ve bu tanıma giren, yetiştirip bağrından çıkardığı yüksek şahsiyetli insanlar ve o insanların fikirleri, geçmiş ile gelecek arasında büyük bir köprü olacak biçimde bahsi geçen milletin yaşayış tarzını ve dünyaya bakış açısını şekillendirir.

Bulunduğum bu köşeden ve yazarı olduğum “Kutlu Sesleniş Dergisi’ndeki” köşemden özellikle Dış İşleri Bakanlığı’nın yaptığı yanlışları ve sergilediği tavizkar tutumları elimden geldiğince sizlere aktarmaya çalışmaktayım. Çünkü bölünmez bütünlüğümüze yönelik tehditler ve tavizkar yaklaşımın ülke sınırları içerisinde kalması, bu olumsuz getirilerinin telafisini milletçe yeniden belki elde etmemiz mümkündür. Ancak bu tutumların tüm Dünya kamuoyu önünde ve gerçekte de dış kökenli olması bizleri geri dönüşü olmayan karanlık istikametlere doğru sürüklemektedir.

Birkaç gün önce bir habere rastladım. Güneş gazetesi yazarı Sayın Rıza ZELYURT, Şam’a gerçekleştirdiği bir gezi sırasında, Şam büyükelçiliğimizde, büyükelçi Yaşar Halit ÇELİK ile bir sohbet gerçekleştiriyor. Sohbet esnasında gözü kabul salonun duvarlarına takılıyor. Ancak duvarda Büyük Türk Milleti’nin asil kahramanı ve Ebedi Başkomutanımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün resmini göremiyor. Bu durum karşısında büyükelçiye “Kabul salonunda pek çok resim var ama, Atatürk yok. Ben mi göremedim.” Şeklinde bir soru yöneltiyor. Büyükelçi Yaşar Halit ÇELİK’in verdiği cevap ise “ Salona Atatürk resmi koymadık. Çünkü gerek görmedik… Bu işleri aşmalıyız Avrupa’da devlet adamlarının resmi olmaz kabul salonlarında. Sadece kralların, kraliçelerin bulunur. Bu çağda Atatürk resmiyle uğraşmak doğru değil. Başka şeylere bakalım.” Şeklinde oluyor. 

Fütursuzca yapılan bu açıklama Türk Milleti’ni kahredecek ve sanırım Ali BABACAN’ı utandırmayacak cinstendir. Neden mi? Böyle bir büyükelçi nasıl olurda dış temsilcimiz olarak atanabilir ve yaptığı bu rezaletten nasıl daha önceden haberdar olunmaz yâda haberdar olunduysa neden bu büyük elçi hakkında herhangi bir işlem yapılmaz? 

Buradan büyükelçi denen zata kendi açıkladığı konu üzerinden sadece iki örnek vereceğim. Kendisi ne diyor Avrupa’da devlet adamlarının resimleri kabul salonlarında olmazmış! Hâlbuki çok değil birkaç yıl önce Başbakan Tayyip Erdoğan ve o dönemki Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül’ün katılımıyla Avrupa Birliği üyeliği yolunda müzakerelerin resmen başladığının bir başka reklâmı olan salonda her ikisinin de Türkiye Cumhuriyeti adına Avrupa Biriliği anayasasını imzalarken arkalarında bulunan heykel kimin heykeliydi? O dönemki Avrupa Birliği dönem başkanının mı yoksa Türk-İslam âlemine karşı haçlı seferleri ilan eden Papa X. Innocenizo’nun mu? Bir diğer örnekse dünyanın efendiliğine soyunan ve ülkemizde geniş hayranları bulunan Amerika’dan. Ülkemizden bir heyet ABD başkanı ile görüşmeye gittiğinde hangi salonda karşılanıyor? R. Tayyip Erdoğan’ın son yaptığı ABD ziyaretinde W. Bush ile görüştüğü salonda ABD’nin iç savaş yaşadığı yıllarda devlet içerisinde ayaklanma çıkaran ayrılıkçı güçlere karşı mücadele veren ve ABD özgürlük bildirgesini hazırlayan Abraham Lincoln’ın resmi varmıydı yokmuydu? Bunlar verilebilecek en basit örneklerdir.

Yazımın en başında da vurguladım, her millet kendisine hizmet etmiş hele hele ona bağımsızlığını kazandırmış olan insanlara karşı büyük bir sevgi ve bağlılık beslemektedir. Bu bağ o kadar kuvvetlidir ki aradan yüzyıllar da geçse asla koparılamaz, ilk günkü kadar değerini ve de sağlamlığını korur.

Büyükelçi Yaşar Halit ÇELİK en büyük yanlışı, ihaneti ve de cahilliği Ulu Önder Atatürk’ü bir resimden ibaret görmekle yapmaktadır. Oysaki Atatürk Türk Milleti’nin ta kendisi demektir. Atatürk’ün resmini o salona asmamakla, kabul salonunda bulundurmamakla aslında Türk Milleti’ni hiçe saymaktadır. Bu zihniyetteki bir şahıs, Türk Milleti’ni kabul etmediği bir ortamda kimin haklarını yada görüşlerini, bulunduğu dış ülkelerde savunmakta yâda kimin davasını kimlere anlatmaktadır? Konunun özündeki asıl çarpıklık işte tam bu noktada yatmaktadır.

Atatürk’e yapılan her saygısızlık ve saldırı girişimi Türk Milleti’ne yapılmış demektir. Bu sebepten ötürü son günlerde bu saldırı girişimlerinin dozajı artmıştır. AKP zihniyetinin kapısında kıvrım kıvrım kıvrandığı Avrupa Birliği bizden çok değil, daha birkaç yıl önce kamuoyuna yansıdığı gibi “Kamu dairelerinden Atatürk resimlerinin indirilmesini” talep etmemişler midir? Aynı bağa dayanarak Türkiye’de geniş tepki uyandıran bu talep karşısında sesini çıkaramayan AKP zihniyetindeki Dış İşleri Bakanlığı’nın, kendi mensubu olan Yaşar Halit ÇELİK hakkında herhangi bir soruşturma başlatacak mı yâda bu soruşturma sonucu nasıl olacak tüm Türk Milleti olarak merakla beklemekteyiz.

Sanırım bu noktada MHP Ankara milletvekili ve emekli bir büyükelçimiz olan Deniz BÖLÜKBAŞI’nın Dışişleri Bakanlığı bütçesi üzerine yapılan son görüşmelerde, meclisteki konuşmasında yaptığı şu açıklama yukarıda bahsettiğimiz konuları özetleyecek niteliktedir. MHP’li bölükbaşı “Dış politikada bugün gelinen noktada Türkiye, AB’ye mahkum, ABD’ye mecbur, Barzani, Talabani, Sarkisyan ve Hristofyas’a muhtaç konuma düşmüştür.” Demiştir.

Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil… O yüzden ey Dışişleri Bakanlığında bulunan Ali BABACAN ve Türkiye’yi hak etmediği tarzda kötü bir biçimde yöneten AKP’liler! Ya bu milletin değer yargılarının farkında olun ve hizmetlerinizi bu ölçekte gerçekleştirin yada bir an evvel, vakit kaybetmeden bulunduğunuz konumu bunca zamandır aşağıladığınız, yoksulluğa mahkum ettiğiniz ve bunlar çerçevesinde inanç sömürüsü yaparak aldattığınız Türk Milleti’nden özür dileyerek tüm kadrolarınızla beraber boşaltın. 

Vatan sevdalısı Türk Milliyetçileri kutsal saydığı o görevlere geldiğinde aydınlık yarınlar için güneş daha da parlak doğacak, bunca zamandır yaşattığınız olumsuzlukların hesabını sizlerden birer birer soracaktır. Hiç değilse azda olsa bu milletin karşısına çıkacak yüzünüz olsun...
Makaleyi Hemen Yorumla