ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
AKP VE CHP MENGENESİNE ALDANANLAR / Yıldıray Çiçek 25377 okunma - 6-Eylül-2012 Persembe

Türkiye’de MHP kadar kadersiz bir parti yok dersek herhalde yanlış bir tespit yapmış olmayız.

MHP’nin siyasi ömrü çilelerle, mağduriyetlerle, şehitlerle, gazilerle şekillenirken iftiralarla ve cahillerin suçlamalarıyla da en çok muhatap edilen parti olmuştur.

MHP kurulduğu günden bu yana kimsenin etkisinde, tesirinde kalmadan kendi siyasi duruşunu göstermiş ve siyasi omurgası olan ender partilerden olmuştur.

Ama siyasi omurga gibi kavramı tanımayanlar, MHP’yi siyasi menfaatlerine göre tanımlamakta ve tarif etmektedir.

Bunu yaparken kimi elindeki medya gücünü kullanmakta, kimi de iflah olmaz siyasi çirkeflikle faaliyet göstermektedir. Bu konularda birçok örnek mevcuttur. Son 15 yıl içinde yaşananlar ve son zamanlarda artan MHP üzerinde algı yaratma çalışmalarına baktığımızda bunları çok net görebiliriz.

Adeta AKP ve CHP birlikteliğinden siyasi mengene oluşturulmuş ve MHP’yi bu mengenede sıkıştırmaya çalışıyorlar. Bölücülüğe prim verme, PKK’yı meşrulaştırma konusunda aynı noktaya gelenler zaman zaman işlerine gelmeyen durumlarda MHP’yi suçlamaktadır.

 AKP CHP ile aynı çizgide, CHP AKP ile aynı çizgide olmakla suçlayarak kendilerine sürekli siyasi alan açmaktadır. Ara sırada bunların arasında gel-git yaşayan sözde MHP içindeki muhalifler vardır. Bu türler sırf MHP yönetimine zarar vermek için yeri geliyor CHP ağzıyla, yeri geliyor AKP ağzıyla MHP’ye saldırmaktadır.

(AB)(D)ullah Öcalan 56.Hükümet zamanı Türkiye’ye teslim ediliyor, çıkıp o dönem TBMM’de bir tane milletvekili dahi olmayan MHP’yi suçlayarak “Apo’yu İmralı’ya MHP koydu” diyebiliyorlar. 57.Hükümet zamanı idamın kaldırılmasına dair oylama yapılıyor (AKP, DSP, ANAP, DYP, FP, YTP) gibi partiler birleşerek idamı kaldırıyor, bir tek MHP “idam kaldırılmasın” diye tam kadro oy kullanıyor. Ama yine çıkıp “MHP idamı kaldırdı” diyebiliyorlar. Bunu idamın kaldırılmasına oy vermiş AKP diyor, gerisini siz düşünün. Siyasi cahillerde bu iftiranın yayıcıları oluyor.

57.Koalisyon hükümeti zamanı mecliste bulunan tüm partiler Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı yapılmasında anlaşıyorlar. O dönem mecliste bulunan DSP, MHP, ANAP, DYP, FP gibi partiler ortak uzlaşı oluşturuyorlar ama nasıl oluyorsa özellikle AKP “Ahmet Necdet Sezer’i MHP seçtirdi” diyerek muhafazakâr kesimler üzerinde kara propaganda yaparak MHP’yi suçlamayı sürdürüyor. Kendi seçtikleri Cumhurbaşkanında Ahmet Necdet Sezer’i aratması da ayrı bir tartışma konusudur.

AKP’yi kuran kadro o dönem Fazilet Parti’sinde yöneticilik yapıyordu. Bakın Ahmet Necdet Sezer’in seçilmesi için neler söylemişler:

Abdullah Gül: “Ecevit'e helal olsun. İyi bir seçim. Ben oy veririm.”

Bülent Arınç: Demokratikleşme konusunda cesur konuşmalar yapan Sezer'e aşık oldum. Türkiye'nin önünü açacak. Oy veririm.

Cemil Çiçek: Partimizde olumlu görüş var. Ben de destek vereceğim.

Dengir Mir Mehmet Fırat: Kaliteli biri, mutabakat halinde oy veririm.

Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı yapılmasında uzlaşı içinde yer almış AKP’liler bu ve benzeri sözleri kullanıyorlardı. Hiçbir MHP’li yönetici ve milletvekilinin bu derecede ileri sözü yokken, bu adamlar “Ahmet Necdet Sezer’i MHP seçtirdi” demeyi hala sürdürüyorlar.

AKP iktidarı zamanı Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçiliyor. Bu sefer CHP’liler “Abdullah Gül’ü MHP Cumhurbaşkanı yaptırdı” diyebiliyor. Bir tane MHP milletvekili Abdullah Gül’e oy vermediği ve MHP kendi adayı olarak Sebahattin Çakmakoğlu’nu desteklediği halde bunu diyorlar. MHP demokrasi önünde tıkaç olmadığı ve kriz çıkarmadığı için bu şekilde suçlanmaktadır. Oysa Abdullah Gül, Başbakan olduğunda en çok övgüyü de CHP’liler veriyordu.

3 Kasım 2002 seçimleri sonrasında Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi yasaklı olması nedeniyle, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in AKP Kayseri Milletvekili Abdullah Gül'ü hükümeti kurmakla görevlendirmesini CHP Genel Başkanı Deniz Baykal şöyle değerlendirmişti.


Sayın Abdullah Gül iyi bir seçimdir. Değerli, deneyimli bir insandır, kendisine başarılar diliyorum, kutluyorum. Tabii Abdullah Gül'den daha iyi bir seçim, Tayyip Erdoğan olurdu. Keşke bir hukuk sorunu olmasaydı da Erdoğan doğrudan göreve başlama imkânı bulabilseydi. Ama AKP yönetiminin de tercihi ve anlayışı doğrultusunda Sayın Cumhurbaşkanı'nın böyle bir atama yapması çok yerinde olmuştur.”

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=110089

Başbakan olurken bunları söyleyenler, Cumhurbaşkanı olunca Abdullah Gül’e bir oy dahi vermemiş MHP’yi suçlayabilmektedir..

Son günlerde de yeni moda MHP’nin AKP’ye destek verdiğine dairdir. Nedir destek vereceğini söylediği konular? Terörle mücadelede atacağı adımlara destek olacağını söylemesidir. MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin “Şemdinli’de PKK’nın isyanını bitir ve Kandil’de PKK’nın kökünü kurut her manada destek olacağız” sözünü birileri AKP’ye destek veriyor gibi bir basitlikle değerlendiriyor. Sanki MHP Lideri “AKP’nin PKK açılımına destek vereceğiz” demiş gibi bir aptallıkla değerlendirmede bulunuyorlar.

Sorumlu bir muhalefet anlayışında ve devlet adamlığı duruşuyla verilen bu desteği algılayamayanlar ya cahil yada art niyetli MHP düşmanıdır.

Yani demem o ki, buna benzer birçok konu bahane edilerek MHP’ye saldırmaktadırlar. MHP kendine has siyasi duruşunu sergilediği için suçlanmakta ve AKP-CHP mengenesi arasında sıkıştırılmaya çalışılmaktadır.

MHP, bugüne kadar milletin aleyhine olacak hiçbir şeye imza atmadığı halde haksız yere suçlanmaktadır. Ama vicdanı ve aklı olanlar MHP’nin siyasi duruşunu anlıyor ve alkışlıyor.


Makaleyi Hemen Yorumla