ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BAŞBUĞ TÜRKEŞ’E VE ÜLKÜCÜLERE HAKARETLERİNİ UNUTTUK MU? / Yıldıray Çiçek 25524 okunma - 16-Mayis-2012 Çarsamba
Refah Partisi içinde MÇP ile 1991 yılında gerçekleşen seçim ittifakına en çok karşı çıkan Recep Tayyip Erdoğan, PKK’nın taleplerine uygun olarak o zaman danışmanı olan Mehmet Metiner’e hazırlattığı Kürt Raporu içerisinde “RP, Türk ırkçısı MÇP ile işbirliği yapan milliyetçi-muhafazakâr-sağcı bir parti şeklindeki eleştirilerden yakasını ancak böylelikle kurtarabilir.” cümlelerini kullanarak, MHP ve Başbuğ Türkeş’e olan alerjisini göstermiş birisidir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatını şöyle bir inceleyin “En çok PKK’lılara mı yoksa Ülkücülere mi hakaret etmiş” diye araştırın cevabı “En çok hakareti Ülkücülere yapmış” şeklinde karşınıza çıkacaktır.

Bir hatırlatalım Ülkücülere neler demedi ki: "Terörist, köpekçi, mafya bozuntusu, kafatasçı, kovboy, ırkçı, it-kopuk, kandan beslenenler, hayvan, alçak, şerefsiz. “

Başbuğ Türkeş’e “ırkçı-kafatasçı” diyen, onun fikir ve ülkü emanetçisi Ülkücülere bu hakaretleri eden Recep Tayyip Erdoğan ne zaman köşeye sıkışırsa Başbuğ Türkeş’in ismini ağzına alıyor ve “MHP'ye gönül vermiş tüm Ülkücü kardeşlerimize…” şeklinde cümleler kuruyor.

Bunu “Kürt Açılımı, referandum sürecinde ” sık sık yaptı. Şimdi de Türkiye’nin gündemine “Başkanlık Sistemini” tartışma olarak getirdiler. Recep Tayyip Erdoğan’ın “tek adam olma” hırsı, arzusu azmış durumdadır. Tek başına iktidar koltuğunda oturmak kendisini fazla tatmin etmemiş olmalı ki, ”tek adam olma” hayalini tekrar atağa geçirdi.

Bu durum hem nefsini coşturma, hem de küresel vazifelerini tam olarak yerine getirmek için “Başkanlık Sistemi” üzerinden “tek adam olma” amacını taşımaktadır.

Bu amaç için Başbuğ Türkeş’in düşüncelerini istismar ediyor, çaptırıyor.

Yurt dışından dönüşte havaalanında yaptığı açıklamada "Sayın Bahçeli'den böyle bir açıklama geldiği zaman benim aklıma hemen merhum Alparslan Türkeş'in açıklaması geliyor. 9 Işık eserinde bu konuyla ilgili açıklaması var. Bahçeli'ye hem bunu hatırlatacağım, hem de MHP'ye gönül vermiş tüm kardeşlerimize hatırlatacağım. O metin yanımda, okumamda fayda var. Aynen şöyle; Milliyetçi Hareket, tek başkan, tek meclis sistemini savunur. Çağımız kuvvetli, adil ve hızlı icra çağıdır. Türk milleti dünya imparatorlukları kurduğu devirlerde kuvvetli, adil ve kuvvetli icra sistemini uygulamıştır. Kuvvetli ve hızlı icra, icra gücünün tek elde toplanmasıyla mümkündür. Bunun için tarihi ve töremize uygun olarak başkanlık sistemini savunuyoruz. Bunu ben söylemiyorum, merhum Alparslan Türkeş söylüyor." bu istismarı ve çarpıtmayı göstermiştir.

Aynı, referandumda Ülkücü şehit Mustafa Pehlivanoğlu’nun mektubunda yeralan “Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar.” kısımlarını sansürleyerek okuyup, timsah gözyaşları döktüğü gibi…

Başbuğ Türkeş milliyetçi bir iktidarda, Türkiye Cumhuriyetini koruyan, yücelten, Türklüğü koruyan demokratik bir “Başkanlık Sisteminden” bahsediyor.

Recep Tayyip Erdoğan kendi hayalindeki “Başkanlık Sisteminde” ne yapacaktır? Türkiye’de Türklüğü tamamen ortadan kaldırıp, Ortadoğu Bölgesi’nde ABD ve İsrail’in hedefleri için daha çok taşeronluk yapıp, Barzani ile el ele gönül gönüle Kürdistanı mı kuracaktır?

Türkiye’deki en büyük Türk milliyetçiliği düşmanı Recep Tayyip Erdoğan’a böyle bir sistem emanet edilir mi? Bu durum kediye ciğer emanet etmekten başka bir anlam taşır mı?

Hakaret ettiği Başbuğ Türkeş’i kendi gizli gündemine alet ediyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbuğ Türkeş’in kitabı Dokuz Işık’tan bölümler okuması, onu kendi planlarına alet etmesi aslında Ülkücülerle dalga geçmek ve yeni bir hakareti olmuştur.

“Tek Başkan-Tek meclis Sistemi” Recep Tayyip Erdoğan’ın eliyle kurulması demek, diktatörlüğün zirveye dayanması demektir. Tek başına iktidarı “astığım astık, kestiğim kestik” şeklinde kullanan bir zihniyetin, böyle bir sistemde neler yapabileceğini siz hayal edin…

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin MHP’nin duruşunu bu şekilde ifade etmesi bu tehlikeyi görmesinden kaynaklanmaktadır.

Türklüğe ve İslam’a karşı on yıl içinde ihanetten başka hiçbirşey gerçekleştirmemiş olan bir zihniyete “Başkanlık Sistemi” vermek demek zaten Türk milliyetçiliği anlayışına ihanet etmektedir. MHP bu ihanete dur diyor ve set olacağını kamuoyuna duyuruyor.

Recep Tayyip Erdoğan, ağzında Başbuğ Türkeş’in ismini, elinde kitaplarını gezdirme komedisini bıraksın da önce “Irkçı-kafatasçı” diye hakaret ettiği Başbuğumuz Alparslan Türkeş’ten ve onun evladı Ülkücülere etmiş olduğu hakaretlerden dolayı tüm MHP camiasından bir an önce özür dilesin… Ülkücüler zeki insanlardır ve bu siyasi tiyatrodan etkilenmemektedir.

İmralı’da yatan (AB)(D)ullah Öcalan ile ülkeye ve bölgeye vizyonda %95 aynı düşündüğü devletin en yetkili kurumlarının başında oturan şahıslar tarafından PKK ile kurulan pazarlık masalarında itiraf edilen Recep Tayyip Erdoğan, Başbuğ Alparslan Türkeş’i referans alıyor. Bu tiyatro değil de nedir?
Makaleyi Hemen Yorumla