ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
“ALMA, YEME, İÇME, BİNME” / Yıldıray Çiçek 21537 okunma - 17-Ekim-2011 Pazartesi
Başbakan Erdoğan zamları savunurken öyle bir konuşuyor ki, sürekli “alma, yeme, içme, binme” emirleri veriyor. Kendisi ve yandaşları iktidar olmanın nimetleriyle hayatın en lüks halini yaşarken vatandaşa zamları böyle pazarlıyorlar. Hani ekonomi dört dörtlük durumdaydı, Türkiye’deki istikrar hiç kimse de yoktu? Bu zamlar nedir şimdi?

Bu son yapılan zamlar ekonominin çöküşünün habercisidir. Hele başbakanın vatandaşa emir verir gibi “alma, yeme, içme, binme” demesi ekonominin ne hale geldiğinin en çıplak görüntüsü olmaktadır.

Kendisi en pahalı uçakları ve arabaları Başbakanlığa aldırırken ölçüyü hatırlamıyor ama Türkiye’de kaç kişi binebiliyorsa “Porsche'a binme!” diye vatandaşı fırçalar gibi konuşmalar yapıyor.

Başbakanlığın örtülü ödeneğinden yapılan harcama 2003 yılında 103 milyon iken, 2010 yılında 400 milyona dayanmış olması, AKP iktidarının harcamaları söz konusu olduğunda “alma, yeme, içme, binme” demediğinin büyük bir delili olmaktadır.

Vatandaşı sistemli bir şekilde yoksullaştıran ve yoksullaştırdığı halkı yardım poşetlerine bağımlı hale getiren AKP şimdi yapılan son zamlarla birlikte vatandaşı hiç nefes alamaz ve kıpırdayamaz hale getirmek istiyor.

Vatandaşın da kendisine işkence yapan ve ülkenin geleceğini karanlığa sürükleyen bu iktidarın halini anlamakta zorlanması, AKP’ye zaman kazandırmaktadır.

Başbakan Erdoğan’ın “alma, yeme, içme, binme” diyerek vatandaşa verdiği yaşam haritası, vatandaşı uyandırıp, ”hani ekonomi çok iyiyiydi, bu nerden çıktı?” sorgulamasına götürmeyecekse zaten AKP zaman üstüne zaman kazanmaya devam edecektir.

“Maaşımla geçinemiyorum, çocuklarımı burslu okutuyorum” diyen bir Başbakanın bugün geldiği nokta çocuklarına trilyonluk gemiler, villalar almak olunca vatandaşın halini anlaması mümkün değildir.


Vatandaşa “alma, yeme, içme, binme” emirleri veren Başbakan Erdoğan, bu kavramları hayatında pek kullanmadığı için vatandaşın yoksulluğun pençesinde inim inim inlediğini duyması da imkansızdır.

Sıfatları nasıl oluyorsa “Halkçı iktidar, halkçı başbakan” ama her davranışları halkı aşağılamak, fırçalamak ve halkın yaşam standartlarını işkence yaşamakla eşitleyen bu iktidar karşısında halkın duyarlılığı ve tepkisi oluşmazsa Türkiye’yi bundan sonra daha kötü günler beklemektedir.

Terör ve ekonomi Türk milletinin en büyük belası olmayı sürdürürken,İran ve Suriye üzerinde Türkiye’nin kanlı bir savaşa hazırlanması kötü günlerin en özet halidir.

AKP iktidarı bu meselelerin hepsinde başarısız olmuş ve taşeronluk yaparak,bu topraklara ait olmayan düşünce yapısında olduğunu her daim göstermiştir.

Bu durumu Türk milletinin görmesi ve önlemini alması gerekmektedir. AKP’nin eline bırakılan Türkiye kurban edileceği günü beklemektedir.
Makaleyi Hemen Yorumla