ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BU ÜLKEDE HUKUK ve ADALET Mİ BIRAKDINIZ Kİ? / Yıldıray Çiçek 21554 okunma - 15-Ekim-2011 Cumartesi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Deniz Feneri yolsuzluğunda “Köstebek” olarak ismi açıklanan eski İçişleri Bakanı ve mevcutta Başbakan yardımcısı olan Beşir Atalay ,isminin açıklandığı andan itibaren televizyon televizyon gezip kendini savunmak için feryat ediyor.

Beşir Atalay 9 yıldır Türkiye’yi nasıl yönettiklerine bakmadan feryat figan eşliğinde diyor ki: Hukuk çevreleri ibretle izlesin. Vicdanı olan, soruşturması süren dosyayı kamuoyuyla paylaşır mı?

9 yıldır yaşanan hukuki süreçleri ve yargıya taşınan konuları ilk önce AKP’nin televizyon ve gazetelerinden öğrenen Türkiye için ne kadar trajıkomik cümleler bunlar değil mi?

İnsanlar evine baskın yapılacağını, gözaltına alınacağını, tutuklanacağını, neyle suçlanacağını başta TRT olmak üzere ilk önce AKP’nin güdümündeki medyadan öğrenmedi mi bu ülke?

Suçlanan kişilerin en mahrem telefon görüşmeleri ilk önce AKP medyasında yayınlanmadı mı?

AKP muhalifi olan ve AKP’nin düşüncelerini onaylamayan partilere, derneklere, vakıflara, yazarlara, askere, polise çeşitli komplolar kurulup AKP medyası üzerinden bu operasyonlar yöneltilmedi mi?

İçişleri Bakanı olduğu dönem bu operasyonların, kurulan tuzakların ve komploların arkasındaki güçleri bulup ortaya çıkarması gereken Beşir Atalay ne diyordu: Efendim kendi iç meseleleri, suçluları kendi içlerinde arasınlar.

Bu yaşananlar karşısında o dönem İçişleri Bakanı olan Beşir Atalay’ın kılını kıpırdattığına şahit olan var mı? Kıpırdatmazlardı çünkü her taşın altından AKP’li karanlık güçler çıkıyordu.

Ama şimdi Beşir Atalay’ın kendi canı yandı, hukuku, gizliliği, vicdanı topluma hatırlatıyor.

Şimdi seferber oldular, Deniz Feneri yolsuzluğu ile ilgili bilgilerin yeraldığı dosyanın CHP’ye kim tarafından sızdırıldığı bulmaya çalışıyorlar. AKP medyası bu yönde senaryo üstüne senaryo yazmaya başladı bile…

Demokrasi, hukuk, adalet, vicdan, ahlak gibi kavramlar sadece AKP’nin siyasi menfaatleri söz konusu olunca hatırlanıyor.

Bugün dert yanan AKP’nin bu ülkede hukuksuzluğu, adaletsizliği ve yandaş yargıyı oluşturmak için elinden geleni yaptığına her olayda şahit olduk.

12 Eylül 2010 referandumundan sonrada “yandaş yargı” oluşturma hedefi de tamamen gerçekleştirdikten sonra “hukuksuzluk ve adaletsizlik” zaten tamamen hakim olacaktır.

Deniz Feneri yolsuzluğunu araştıran savcıların görevden alınması bunun için en büyük örnektir. AKP hiçbir yolsuzluğunun, ihanetinin, hukuksuzluğunun hesabını vermemek için devleti tek başına yönetmenin imkanlarını kullanarak, kendi menfaatleri için dizayn yapmaktadır.

Deniz Feneri yolsuzluğunu da AKP kapatmak istedikçe bir yerlerden patlak vermesi de, AKP’nin sinirlerini bozmaktadır.Sızdırılan dosyada sinir bozmaya etken olmuştur.

Hakim ve savcıları özel ayarlanarak PKK açılımını yürütenlerin,Deniz Feneri yolsuzluğu için muhataplarını önceden uyarmış olmasının da pek önemi yok…
Çünkü her şeyi sindiren bir Türkiye yarattılar…

Herşeyden önce böyle zihniyetleri tek başına getiren Türk milletinin adalet,vicdan ve hukuk anlayışının harekete geçmesi lazımdır.Böyle zihniyete yol verip, bunlardan adalet, vicdan, hukuk beklemek zaten başlı başına bir hayaldir.

Köstebeklere yol kazan maalesef kaç dönemdir Türk milletinin büyük bir bölümü olmuştur.
Makaleyi Hemen Yorumla