ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ÇUKUR KAZIYOR, KENDİSİ DÜŞÜYOR / Yıldıray Çiçek 26499 okunma - 6-Ekim-2011 Persembe

Her konuda çuvallayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, son olarak kendi kendine kazmaya çalıştığı Alman Vakıfları çukuruna düştü. CHP ve BDP’li bazı belediyeleri kastederek “Bu belediyelere bazı vakıflardan destek geliyor. Özellikle bir Alman vakfının bölgedeki faaliyetleri çok dikkat çekici. Bu tür vakıflar özellikle CHP'li ve BDP'li belediyeler ile kredi sözleşmeleri yapıyor. Bu kredi sözleşmelerini yapmakla kalmıyorlar hangi müteahhitlerle iş yapmaları gerektiği konusunda işaret veriyorlar. Bu yolla resmen PKK'ya para gönderiyor o vakıflar.” açıklamasını yaptı, sonra baktı bu açıklamaların altında AKP’li bazı belediyeler kalacak hemen her zaman yaptığı gibi siyasi bir kıvırma ile “Benim ne konuştuğumu maalesef medya tam manasıyla aynen söylediğim gibi yansıtmıyor burada da bu yansıtmada bazı cımbızlamaların olduğunu ifade edeceğim.”şeklinde kendi kendini tekzip etmeye başladı.

Başbakan Erdoğan, medyanın yüzde doksanını elinde bulunduruyor ama ne ilginçtir medyanın sözlerini cımbızlamasından dert yanıyor. Başbakan medyadan bu şekilde dertli ise, acaba medya terörü yaşayan muhalefet partileri ne yapmalıdır?

Başbakanın bazı Alman Vakıflarının CHP ve BDP’li bazı belediyeler üzerinden PKK’ya maddi yardım yaptığı sözlerini kabul edersek, aynı vakıfların AKP’li belediyelerle de proje çalışmaları yaptığı bilgisini de yan yana getirirsek, AKP’li belediyeler üzerinden PKK’ya yapılan yardımları da sorgulamamız gerekmiyor mu?

Kaldı ki, PKK ile kurulan pazarlık masalarında Recep Tayyip Erdoğan ile teröristbaşı Öcalan’ın bölgeye yönelik vizyonlarının %95 oranında açıklandığını düşündüğümüzde, AKP’li belediyeler üzerinden vizyon beslemesi ve desteklemesi neden olmasın diye sorular yöneltilebilir?

AKP’nin elinde bulunan Ankara, İstanbul, Kayseri gibi büyükşehir belediyelerinin de Başbakanın bahsettiği Alman Vakıfları ile çalıştığı bilgileri ortaya çıkmışken, yine Başbakanın bu vakıfların belediyeler üzerinden PKK’ya para aktardığına dair sözlerini suç duyurusu kabul ederek, AKP’li belediyelere operasyon yapılması gerekmez mi? Hesaplarının tek tek incelenip, bu belediyeler bu vakıf aracılığıyla PKK’ya ne kadar para göndermiş ortaya çıkarılması gerekmez mi?

İşte Başbakanın çuvalladığı nokta burasıdır. Şimdi çıkış yeri aramaktadır. Başbakan ne zaman PKK konusunda bir adım atsa, gündem yaratsa dönüp dolaşıp kendisini vurmaktadır.

PKK ile görüşmeleri, pazarlıkları, müzakereleri de inkâr etmişti, sonra inkâr ettiği her şeyin belgesi çıktı. Kendisini suçlayanlara da o dönem “Şerefsizlik, Alçaklık” yakıştırmalarında bulunuyordu.

PKK ile masalarda “Ben Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın özel temsilcisiyim” diyen devlet görevlilerinin oturduğunu tüm Türkiye öğrendikten sonra dut yemiş yemiş bülbüle dönmüştü. Dut yemiş bülbüle dönme haline o kadar örnek var ki, burada anlatmaya kalksak sayfaların alması mümkün değildir. Alman Vakıfları konusunda da aynen bu duruma düşmüştür.

Dünyadan ve Türkiye’den bihaber olan, doğru bir politikası henüz tarihe geçmemiş Recep Tayyip Erdoğan tarafından yönetilen Türkiye’nin içinde bulunduğu durum vahim bir durumdur. Siyasi yalan ve tezgâhlardan başını kaldıramayan Türkiye’nin bu zihniyetle ilerlediği nokta bir uçurumdur.

Türkiye’nin başına özü doğru, sözü doğru bir Başbakanın geçmesi gerekmektedir. Sürekli şerefini ortalığa atıp, tartışmalara kurban veren Başbakan Erdoğan’a artık buraya kadar denmelidir. Şerefli Türk milletinin öncelikli görevi budur.
Makaleyi Hemen Yorumla