ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
CELLÂDINA DOĞRU SÜRÜKLENEN TÜRKİYE / Yıldıray Çiçek 24043 okunma - 12-Agustos-2011 Cuma
PKK terör örgütüne yahut Türk Milleti’nin düşmanlarına “Sabrımızın sonuna geldik” diyemeyen Recep Tayyip Erdoğan, Suriye’ye ABD’nin gözüne girebilmek adına diyebiliyor.

Suriye’de ABD’nin ateşlediği bir iç karışıklık yaşanmakta ve bu süreç kanlı bir şekilde devam etmektedir. Vicdan sahibi herkes Suriye’deki kanlı olayların durmasını ve bir an önce huzurun, barışın hâkim olmasını arzu ediyor.

Ama olayların domino etkisiyle başladığını ve yine tüm olayların arkasında ABD’nin olduğunu bilmek; Suriye’nin, Mısır’ın, Tunus’un, Libya’nın neden hedef yapıldığını anlamak için de Irak’a, Afganistan’a bakmak yeterlidir.

Irak’a ve Afganistan’a milyonlarca masum insanı öldürerek demokrasi ve özgürlük (!) getiren ABD şimdi de bu ülkelere iyilik düşünmektedir.

AKP’yi de oluşturduğu tehdit ortamında kurye olarak kullanmaya çalışmaktadır.

AKP’de “Varlığım ABD varlığına armağan olsun” mantığı ile kurulduğu için zaten ABD’ye hizmet adına herşeyi gönüllü yapmaktadır.

“Komşularla sıfır sorun” sloganını politik söylemlerinde kullanan AKP’nin dostluklarını da, düşmanlıklarını da ABD’nin ölçülerine göre belirlemesi en belirgin özelliğidir. Türk’e kim düşmansa ona düşman olmuyor, Türk’e kim dostsa ona dost olmuyor. Ya ne yapıyor? ABD kime nasıl davranması gerektiği komutunu veriyor, AKP’de ona göre refleks gösteriyor.
ABD adına kurye ve kargo vazifesi gören AKP’nin son günlerdeki Suriye hassasiyetini bu pencereden görmek gerekiyor.

Çizgi film kahramanı gibi davranan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye ziyareti Türkiye’nin bağımsız bir tavrı değil, birbirlerine “çak” yapan Hillary Clinton-Ahmet Davutoğlu ikilisinin ortak bir adımıdır.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Ahmet Davutoğlu’na verdiği “yol haritasının” Suriye’ye uzanan kolu olmuştur.

Dünyanın her yerine kan, gözyaşı, vahşet taşıyan ABD’nin Suriye’de demokrasi ve özgürlük istemesi ve AKP’nin buna taşeronluk yapması trajı-komik bir manzara olmaktadır.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “Biz Türkiye’nin mesajlarını ilettik” demesi de uluslar arası ilişkilerde Türkiye’nin inanırlığına ve güvenirliliğine vurulan bir darbedir.

Bazı embesillerin günümüzün Haçlı Seferi olan Büyük Ortadoğu Projesi’ni “Osmanlı ruhu canlanıyor, Ahmet Davutoğlu Osmanlı ruhunu canlandıran misyoner” şeklindeki yorumlamaları da ayrı bir garabet olmaktadır.

Osmanlı dünyaya adalet ve nizam getiren bir otoriteydi ve Müslümanları koruyan bir güçtü. Milyonlarca Müslüman’ı vahşice öldüren Batı’ya taşeronluk yapan bir zihniyeti bu şekilde makyajlamaya çalışmak, bu vahşete ortak olmak demektir.

ABD Ortadoğu Bölgesinde en verimli kullanacağı taşeronun AKP olduğunu her yönüyle test etmiş ve bunu tescillemiştir. O yüzden ABD kendi hedeflerinde AKP’ye geniş bir taşeronluk vazifesi vermiştir. AKP’nin Suriye üzerinde harcadığı mesai insanlık adına değil ABD adınadır.

Domino etkisiyle başlayan olaylar, Türkiye’nin etrafındaki kuşatmanın daralmasını da göstermektedir.

Bu kuşatmayı günden güne daraltan ve Türkiye’yi cellâdına doğru sürükleyende AKP iktidarıdır.
Makaleyi Hemen Yorumla