ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
HAKKÂRİ MHP İL BAŞKANI: TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİ KORUYACAĞIZ. / Yıldıray Çiçek 21406 okunma - 13-Nisan-2011 Çarsamba
HAKKÂRİ MHP İL BAŞKANI SABRİ GÜNDOĞAN: TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİ KORUYACAĞIZ.

Sayın Başkan, Hakkâri’de yapmış olduğunuz faaliyetler hakkında okuyucularımıza bilgi verir misiniz?

*Hakkâri MHP teşkilatı olarak 12 Haziran’da yapılacak seçimlere bütün gücümüzle hazırlanıyoruz. Seçimlere “Tek Başına İktidar” parolasıyla hazırlanmaktayız ve inşallah bu hedefe ulaşacağız. Çalışmalarımız esnasında karşılaştığımız en önemli sorun terördür. Devlet otoritesinin maalesef zaafa uğratılması sebebiyle seçim faaliyetlerimizde zorluklarla karşılaşıyoruz. Zaman zaman “AKP iktidarının sanki özellikle bu yörede devlet otoritesini zaafa uğrattığını” düşünmüyor değiliz. Ayrıca bu otorite zaafı sanki özellikle MHP çalışmalarına yönelik gibi. Çünkü Bu yörede AKP ve bölücülerin uzantıları hiçbir engelle karşılaşmadan seçim faaliyetleri yapabiliyorlar ama biz MHP teşkilatı olarak türlü engellemelerle karşılaşıyoruz. Çok detaya girmeyeceğim ama şu kadarını belirteyim. Seçim çalışmalarımızı neredeyse sıfır güvenlik şartlarında yapmak durumunda kalmaktayız. Bu elbette bizleri yıldıramaz ancak, eşit şartlar seçim faaliyetleri yapabilsek ve halkımıza ulaşabilsek emin olun ki Hakkâri’de MHP’nin dışında hiçbir parti halkımızın gönlünde yer tutamaz. Çünkü Hakkâri insanı kahramandır, yiğittir ve her daim milli birlik ve beraberlikten yanadır. Bütün mesele, güvenli bir ortamda ve diğer siyasi partilerle eşit şartlarda derdimizi, projelerimizi halkımıza anlatabilmektedir.


Sayın Başkan, Hakkâri’de zorlu şartlarda 3 hilalli MHP bayrağını dalgalandırmak nasıl bir duygu oluşturuyor?


Biz Hakkârililer aslında zorlu şartlara alışkınız. Bu yörenin coğrafi şartlarının çok zorlu olmasından mıdır, yoksa çok önemli bir misyonu, devletimizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü misyonuna sahip çıkan yegâne parti olmamızdan mı veya her ikisi birden mi, bilmiyorum ama burada çok önemli bir görevi ifa ettiğimizin farkındayız. Bu öyle bir duygu ki, Çanakkale’de 57. Alayın neferleri hangi duyguyu hissetiyse biz de öyle hissediyoruz. Biliyorsunuz 57. Alayın her neferi, geriden gelenlere zaman kazandırmak için, bile bile kurşunlara göğsünü siper etmiş kahramanlardır. Biz de çok şükür o kahramanların torunları olarak, “Çanakkale’yi geçirtmeyeceğiz ve asla teslim olmayacağız.” Doğulu Batılı, Kuzeyli, Güneyli demeden her bir insanımızın, bu asil milletin şerefli bir mensubu olduğunun garantisi 3 hilali burada dalgalandırmak elbette bizim için çok büyük bir onurdur. Bu onur öyle büyük ve kutsal ki, yaşadığımız bütün sıkıntıları ve zorlukları unutturmaktadır. Ben eminim ki, zorlu şartlarda ve kısıtlı imkânlarla 3 Hilali dalgalandırma gayreti gösteren herkesi torunlarımız ve gelecek kuşak, şimdi tıpkı bizim 57 Alayı ve Çanakkale kahramanları andığımız gibi, imrenerek, dualarla anarak yâd edecektir.


Doğu Anadolu Bölgesi’nin ve Hakkâri halkının yaşadığı gerçek sıkıntılar nelerdir, çözüm yolları sizce neler olmalıdır?

Bölgemizin en önemli sorunu işsizliktir. Özellikle ilimizdeki işsizlik oranı Türkiye ortalamasının çok üzerindedir. Terör ve huzursuzluk ortamı bölgemizdeki işsizliği artıran en önemli unsurdur. Her beş gencimizden dördü işsizdir. Yoksulluk bölgemizde had safhadadır. Hal böyle olunca insanımız, kandırılmaya ve aldatılmaya açık hale gelmektedir. Yaptığımız araştırmalara göre işsizlik ve fakirlik bir önceki yıla göre %50 artmıştır. Hakkari’de ana geçim kaynağı hayvancılıktır. AKP hükümetinin, yanlış hatırlamıyorsam 2004 yılında uyguladığı “ithalat politikası” aslında hayvancılığın can damarını kesen bir uygulama olmuştur. Hatırlayın, süt hayvancılığı yapan insanlarımız 5-6 sene önce Ankara’da Tarım bakanlığı önünde bir eylem yapmışlar ve güğüm güğüm sütleri bakanlığın önüne dökmüşlerdi. Hükümet ise su sıkarak bu sütleri temizlemiş, sorunu hallettiğini sanmıştı. O günden bu güne insanımız neredeyse Kurbanlık hayvan bulmakta bile zorlanmakta, hükümet insanımıza angus yedirmektedir. Hayvancılık para etmeyince, özellikle hayvancılıkla geçinen Hakkari insanı bir anda işsizlik ve yoksullukla karşı karşıya kaldı. 2001-2002’de terörün sıfırlandığı dönemde yöremizde, huzur ve güven ortamında sağlandığından, önemli bir ekonomik gelişme sağlamaya başlamıştı. Maalesef 2002’den sonra ekonomik gelişme gerilemiş ve halkımız adeta fukaralığa mahkum edilmiştir. Başta da dediğim gibi yöremizin en önemli sıkıntısı işsizlik ve fukaralıktır. Devletimizin bölgemize sağladığı yatırım ve teşviklerin de verimli bir şekilde kullanılmadığını düşünüyorum. Devletimiz, sağladığı yatırım ve teşvikleri mutlaka izlemeli ve kontrol etmelidir.

Biz sıkıntıların çözümü olarak, öncelikle huzur ve güven ortamının sağlanması ve devlet yatırım ve teşviklerinin mutlaka izlenmesi ve kontrol edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bizim insanımız çalışkan ve dürüsttür. Fırsat verildiğinde üretime önemli katkılar sağlayacak ve bölgemizin fukaralığa ve işsizliğe mahkûm ve mecbur olmadığını ispat etmeye muktedirdir.


MHP’nin iktidara gelmesi durumunda Hakkâri’de ve Güneydoğu Bölgesi’nde sizce neler değişecektir?

Daha önce de dediğim gibi bölgemizin en önemli sıkıntısı işsizlik ve fukaralıktır. İşsizliği ve fukaralığı derinleştiren en önemli faktör de terördür. MHP’nin içinde yer aldığı 57. Hükümet döneminde terör neredeyse sıfırlanmıştı. Sağlanan bu güven ve huzur ortamında yöremizde hızlı bir şekilde ekonomik canlanma yaşanıyordu. Şu anda Angus almak için Avrupa’ya gidenler o dönemde yöremize gelip yerli hayvan almak için yarışıyordu. Yöremiz özellikle hayvancılıkta bir ticaret merkezi olmak yolunda hızla ilerliyor, bu ekonomik refah artışı her insanımıza yansıyordu. İnşallah MHP’nin yeniden iktidara gelmesiyle bölgemize yine huzur ve güven gelecek, ekonomimiz yine canlanacak ve yöre insanımız hakkı olan insanca bir hayat yaşamaya başlayacaktır. AKP Avrupalı angus üreticilerini kalkındırıp insanımıza, neyle beslendiği belli olmayan Angus eti yedirmektedir. İnşallah MHP iktidarında, tertemiz meralarımızda yetiştirilen ve yüzde yüz yerli hayvan eti yine sofralarımızda yerini alacak ve Hakkâri insanı hakkı olan müreffeh bir hayat yaşayacaktır.

57.Hükümet’ ten sıfırlanmış terörle iktidarı devralan AKP iktidarı zamanında terör niye artmış, bölgenin huzuru neden kaçmıştır? Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?

Ben size bir şey söyleyeyim Yıldıray Bey, bakın; İnsanları kandırmanın ve aldatmanın en kolay yolu, onları birbirine düşürmektir. Zalim, zulmünü devam ettirmek ve saltanatını sürdürmek için, çevresinde oluşturduğu saadet zincirini devam ettirebilmesi için halkı meşgul edecek türlü yollar bulur. İnsanlar birbirine düştüğünde zalimle uğraşmayı düşünemez bile. Bakın, halkımızın neredeyse %80’inin çocukları sağlıklı beslenme ve iyi bir eğitim alma imkanından yoksun. Bu haklın çocuklarının neredeyse tamamı, bırakın lüks bir araç almayı, sıradan bir otomobil almanın bile çok lüks olduğunu düşünürken, bu halkı 36 etnik parçaya bölenlerin çocukları Amerikalarda okumakta, jiplere binmekte. Bu halkın çocuklarını birbirine düşürenlerin kendi çocuklarının hepsi birer büyük işadamı. Kimisi gemi filosu sahibi, kimisi ticaret zincirleri kurmuş. Bu halkın çocuklarını birbirine düşüren, bu halkı etnik kökenine göre ayrıştıran ve böylece ırkçılık yapanların çocukları, çoğu 15-20 yaşlarındadır, maşallah hepsi birer holding sahibi oldular son 8 senede. Hakkari’de 15-20 yaş arasında gençlerin büyük çoğunluğu ise günde bir öğün yemek ile idare etmek zorunda. Anlaşılan 8 yıldır ülkeyi idare edenlerin çocukları çok zeki. Daha ne söyleyeyim, buralarda huzursuzluk derinleşsin ki bu saadet zincirleri zeval görmesin efendilerin. Ben, terör arttıkça, terörü azdıranların çocuklarının da servetinin arttığını düşünüyorum. 2002’de sıfırlanmış terörü ve bölücülüğü azdıran ve bin yıllık kardeşliğimizi bozup bizi etnik kodlarımıza kadar ayrıştırarak bizi birbirimize düşman etmeye çalışanların servetlerine servet kattıklarını, halkımızın da giderek yoksullaştığı gördükçe kahroluyorum. Bunu, ulaşabildiğimiz halkımıza anlattığımızda gerçeklerin farkına herkes varıyor. Fakat dediğim gibi burada biz MHP’liler üzerinde, aynı güçler büyük baskı kurmaya çalışıyorlar, halkımıza gerekçeleri anlatmamıza engel olmaya çalışıyorlar. Ama yılmayacağız, yıkılmayacağız. Allah’ın izniyle, kardeşliğimizi bozmalarına izin vermeyeceğiz.


12 Haziran 2011 seçimlerinde, MHP Hakkâri il teşkilatı olarak neyi hedefliyorsunuz?

Ulaşabildiğimiz ve MHP’nin gerçekten de bu ülkenin birlik ve beraberliğini, kardeşliğini savunan tek siyasi parti olduğunu anlattığımız herkesten büyük bir alaka görüyoruz. MHP liderinin 28 Şubat 2011 tarihinde açıklamış olduğu seçim beyannamesindeki, özellikle ekonomik politikaları bıkmadan usanmadan halkımıza anlatıyoruz. Bakın, bir örnek vereyim. Mevcut iktidar yoksula yaptığı yardımı gözünün içine soka soka, insanları utandıra utandıra veriyor. İnsanları mahçup ediyor. Yapılan yardımlar aslında devletin kesesinden çıkıyor ama bu iktidar sanki kendi şahsi kasasından veriyormuş gibi yapıp insanları kandırıyor. İnsanları hem yoksullaştırıyorlar hem de sadaka verir gibi kendilerine oy deposu yapmaya çalışıyorlar. Halbuki yüce dinimiz İslam’da sadakanın da, yardımın da gizlisi makbuldür. Yardımda esas olan insanları utandırmamaktır. İşte MHP’nin Hilal Kart projesi bu açıdan çok isabetli bir projedir. Üstelik Hilal Kart ile yapılan yardımı, vatandaş bilecek ki “Devletim yardım ediyor, filan parti değil” diyecek. Yapılan yardımlardan dolayı illa bir minnet duyulacaksa filan partiye değil devlete minnet duyulacak.
İşte biz partimizin Hilal Kart ve benzeri projelerini halkımıza anlatıyoruz. Bin yıllık kardeşliğimizi, Etle tırnak olduğumuzu anlatıyoruz.
Allah’ın izniyle Hakkari ilimizin bütün milletvekilliklerine talibiz. İnşallah bunu başaracağız. Ben buradan Hakkârili hemşerilerimize de bir çağrıda bulunmak istiyorum.
Hakkâri halkı şayet MHP’ye en az 1 milletvekilliği verirse, ben de söz veriyorum MHP iktidarında Hakkâri’de tek bir yoksul ve işsiz kalmayacaktır. Hakkari, özellikle Hayvancılık sektöründe bir merkez olacaktır. Gerekli hibe ve destek MHP iktidarında yeterince sağlanacaktır. Ben MHP il başkanı olarak hemşerilerime söz veriyorum.


Hakkari’den okuyucularımıza ve Ülkücü Harekete vereceğiniz bir mesaj var mı ?

Böyle bir imkânı bize tanıdığınız ve Hakkari’mizin sorunlarını birinci ağızdan duyurma fırsatı verdiğiniz için size ve Ortadoğu gazetesine çok teşekkür ederim. Ben Ülkücü Hareketin mensuplarını Çanakkale’de düşmana göğsünü siper edenlere benzetirim. Biliyorsunuz şair Çanakkale Mehmetçiklerini “Bedrin Aslanları ancak bu kadar şanlı idi” diyerek dile getirmektedir. Hakikaten çağımızda, Allah, Kuran, Vatan, Millet uğrunda, hiçbir maddi karşılık ummadan, karşılığını sadece yüce Mevladan bekleyen başka bir hareket var mıdır bilmiyorum ama Ülkücüler işte böyle şerefli bir vazife için canla başla çalışmaktadır. Biz de çok şükür, bu şerefi taşımakla bahtiyarız. Allah’tan dileğim odur ki, Çanakkale’de koyun koyuna yatan dedelerimizin bize emanet ettiği bu vatan bölünmesin, parçalanmasın, düşman halimize gülmesin. Allah’ın selamı üzerinize olsun değerli kardeşlerim.


Makaleyi Hemen Yorumla