ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ANADOLU’NUN YOLLARI DEĞİL, AMERİKA’NIN YOLLARI OLMASIN? / Yıldıray Çiçek 23910 okunma - 24-Subat-2011 Persembe
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan 22 Temmuz 2007 seçimlerine dört gün kala “AKP tek başına iktidar olamazsa siyasetten çekilirim” demişti.

Yaşar Büyükanıt’ın İslam’a ve manevi değerlere yönelik yayınladığı e-muhtıranın toplumda kendi partisinin lehine yaratacağı havaya güvenerek bu sözü verdi ve tek başına iktidar koltuğuna tekrar oturdu.

Bülent Arınç’ın deyimi ile o e-muhtıradan en az yüzde 15 oy kazanmıştı.

Recep Tayyip Erdoğan geçen sene ise “Bizim tüzüğümüzde arka arkaya 3 dönem milletvekilliği yapabilirsiniz. Ondan sonra bırakmak durumundasınız. Benim şu anda, bu dönemden sonra bir dönem daha hakkım var. Ondan sonra bırakmak durumundayım. Daha ileri gitmem, gidemem” diyerek 2011 yılında aday olmayacağını söylemişti.

Geçtiğimiz günlerde ise önümüzdeki seçimler için “Partim ikinci parti olursa genel başkanlığı bırakır, Anadolu'nun yollarına düşerim. Halkımın içine katılır, orada çalışırım.” açıklaması yapmıştır. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde olduğu gibi kendisini kurtaracak bir e-muhtıra ayarlayamadığı için olsa gerek “AKP tek başına iktidar olamazsa siyasetten çekilirim.” diyemiyor, “Partim ikinci parti olursa genel başkanlığı bırakırım.” diyor. Aradaki bu farkı herkesin görmesi lazımdır.

AKP şu an hızla erimekte ve bunu engellemek için mazlumu ve mağduru oynayacak malzeme aramaktadır. AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu’nu “Koalisyon gibi bir konu da gündemimizde bulunmuyor.”sözü bile AKP’nin içinde bulunduğu durumu göstermektedir. “Yüzde 50 oy alacağız.” diyen bir parti niçin koalisyondan bahseder ki?

Eğer AKP ikinci parti olsun, MHP de iktidar olsun, Recep Tayyip Erdoğan’ın “Anadolu'nun yollarına” değil, ABD’nin yollarına düşeceğinden herkesin emin olması lazımdır. 8 yıldır aynı siyasi oyunlarla halkı bezdirmiş olan Recep Tayyip Erdoğan tek başına iktidardan bahsedememektedir.

Bu millet hipnozdan tamamen uyansın, AKP değil ikinci parti olmak, bu ülkede barajı geçemeyecektir. AKP’nin kurucusu ve eski Maliye Bakanı Abdüllatif Şener’in “AKP iktidarının hakkı barajın altında kalmaktır." sözü çok haklıdır.

AKP bu son 4 ay iktidarını korumak için her yola başvuracaktır. AKP’nin Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz hali bilindiği için herkes buna hazırlıklı beklemektedir.

AKP büyük telaştadır. Bu telaşı iktidarın elinden gideceğini görmesinden kaynaklanmaktadır.

AKP’nin her gün yandaş araştırma şirketlerine anket yayınlatarak, kendi oyunu çok yüksek gösterme çabası, işin vahametini bilmelerinden kaynaklanmaktadır.

AKP’nin halka anlatabileceği hiçbir olumlu politikası yoktur. AKP devletin parası ve imkânları ile oy devşirmeye çalışmakta, elinde bulunan medya gücü ile beyin yıkama gayreti vermektedir.

AKP’nin şu an her yere dalaşma çabası da klasik kutuplaştırma ve kamplaştırma düşüncesinden başka bir şey değildir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın hem “Partim ikinci parti olursa genel başkanlığı bırakırım” hem de “İki partili meclis istiyorum” sözünü tüm seçmenler çok iyi algılamalıdır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın mecliste sadece CHP’yi istemesi bir korkunun yansımasıdır. AKP kendi eriyişini CHP ile koalisyon kurarak kapatma düşüncesindedir. MHP dendiği vakit korku duymaları ve MHP’yi engellemek için her yola başvurmaları, siyasi bir ipucu olabilir.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirdiği Mersin ziyaretinde ve diğer yerleri ziyaretinde tüm illerin, ilçelerin ayağa kalkması AKP’nin yeterince korku depolaması için bir sebeptir.

Bu seçimlerde en büyük sürprizi MHP yapacaktır. AKP bu sürprizin farkındadır.

AKP, kendi iktidarında yarattığı pisliklerin hesabını verememekten büyük korku duymaktadır. “Yaptığınız her yolsuzluğun hesabını soracağım ve burnunuzdan fitil fitil getireceğim.” diyen MHP Lideri Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan’a korku kılıcı gibi görünmektedir. MHP Lideri Devlet Bahçeli kul hakkını koruyan, dürüstlük kılıcını çektiği vakit, Recep Tayyip Erdoğan’ın bunun karşısında durması mümkün değildir? Recep Tayyip Erdoğan’a sorulacak o kadar hesap birikimi vardır ki, ona sırf villacıklarını, gemiciklerini sorsanız bile arkasından neler neler gelecektir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Haziran 2011 akşamı uçmak üzere ABD’ye uçak bileti alıp almadığını her gün kontrol etmek lazımdır. “Anadolu'nun yolları” diye bahsettiği kesinlikle Amerika’nın yollarıdır.
Makaleyi Hemen Yorumla