ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
YOLU AÇILAN MHP OLACAK! / Yıldıray Çiçek 25620 okunma - 26-Mayis-2010 Çarsamba
CHP kurultayına iki hafta kala yapılan komplo sonrası Deniz Baykal istifa etmek zorunda kaldı ve kurultayda tek aday olarak çıkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin yeni genel başkanı oldu.

Adaylığını açıkladıktan ve CHP Genel Başkanı olduktan itibaren Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında çok büyük bir medya desteği oluşturulduğu görülmektedir. Medyada adeta bir Kemal Kılıçdaroğlu rüzgârı estirilmektedir.

Siyasetin popüler gündemi olan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olarak siyasette duruşu nasıl olacak, onu zaman gösterecektir. Kemal Kılıçdaroğlu’nu siyasette değerlendirmek için çok erken ama Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın CHP’deki gelişmelere yönelik yapmış olduğu basit ve düzeyi düşük eleştiriler dikkatlerden kaçmamaktadır.

Aynı şekilde AKP’nin ruh ikizi BDP’nin de Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik daha koltuğa oturduğu gün ağır ifadelerle saldırganlık göstermesi bir tedirginliğin, bir korkunun yansıması olmaktadır.

CHP’de yaşanan gelişmeler bir küresel tezgâh mı, hükümetin bir oyunu mu yoksa parti içi bir hesaplaşmanın sonucu mu bu daha netleşmiş değil… Bunu bize zaman elbette gösterecektir.

“Recep Bey, Etro gömlek, teneke” muhabbetlerinin etrafında şekillenen siyasi atışmalar devam ediyor. Bu tür atışmalar AKP iktidarının işine gelmektedir.

Çünkü asıl önemli olan meselelerin tartışılmasını engellemektedir. Recep T. Erdoğan ve yandaş medyası kendilerini küçük düşürmesine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na bu üslupla eleştiri getirmeye devam etmektedir.

Eskiden laiklik ve irtica üzerinden tahterevalli tarzı siyaset yaparak halkı kutuplaştıran AKP-CHP en azından görünürde bu tür kutuplaşmayı bırakmış ve “beni taklit ediyorsun” noktasına gelmişlerdir.

CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “yoksulluk, yolsuzluk” üzerine bir siyasi söylem kullanması AKP’yi ve siyasi yavrusu BDP’yi çok rahatsız etmiş görünmektedir.

Etnik temelde siyaset yapan AKP ve BDP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na “Kürtçülük” üzerinden bir yumuşak karın oluşturmaya çalışmaları da asıl kaygılarını göstermektedir.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Güneydoğu bölgesinde yaşanan olaylara “Kürt Sorunu” adını koymadan, yoksulluk, işsizlik temelinden değerlendirmesi AKP-BDP ikilisinin tüm sinsi planlarına bir darbe olmuştur.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun meseleye etnik temelden bakmaması Türkiye’nin kazancıdır ve yapmış olduğu tespit doğrudur. Ama bu bundan sonra da “etnik temelde” bakmayacağı anlamına gelmez.

Çünkü geçmişte yapmış olduğu bazı söylemleri hafızalarda yerini korumaktadır. Zaten öyle bir bakış açısına girilirse Kemal Kılıçdaroğlu’nun küresel bir tezgâhın ürünü olarak değerlendirenlerin komplosu da haklı çıkmış olur.

Benim asıl gelmek istediğim nokta, AKP-CHP arasında atışmalar devam ederken, siyasette yolunun açılma durumu daha çok yüksek olan MHP’nin siyasetteki varlığıdır. Aslında bir nevi MHP’nin iktidar yolunu açacak olan CHP’nin siyasi duruşu olacaktır.

Bundan önce AKP’nin din üzerinden kutuplaştırma oyunlarına taraf olan ve AKP’ye sürekli malzeme veren CHP’nin milli ve manevi değerlere karşı yeni yönetimi ile saygılı olması halinde, AKP ve MHP daha sağlıklı bir zeminde mücadele verecek ve bundan kazançlı çıkacak MHP olacaktır.

22 Temmuz 2007 seçimleri öncesi CHP’nin AKP’ye verdiği malzemelere baktığımızda ne demek istediğimi daha net anlarsınız.

Çünkü AKP, CHP’yi sürekli olarak “din düşmanı” olarak tarif eden propagandalarla halkı kutuplaştırarak, çok büyük siyasi rant kazanmıştır.

Maalesef CHP de bu konuda hep AKP’ye yardımcı olmuştur. Deniz Baykal, 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra bu konuda biraz siyasi akıl kazansa da, üzerine yapıştırılan etiket hep AKP’ye hizmet etmiştir.

CHP’nin yeni Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu koltuğuna oturduktan sonra bu konuda akıllı bir adım atarak, vefat eden maden işçilerine taziye için ziyaret gerçekleştirdiği Zonguldak’da yönetimine aldığı emekli müftüye Kuran okutmuştur. Bu ve benzeri olumlu davranışlar, AKP’nin istismar alanını daraltacaktır.

CHP kendi alanında Türk milletinin milli ve manevi değerlerine saygılı olsun, sahiplenen olsun MHP ortaya koyduğu muhalefet tarzı ile AKP’ye çok büyük darbe vuracaktır. CHP 22 Temmuz 2007 seçimlerinde MHP’nin önünü tıkamıştır.

CHP milli ve manevi değerlere saygılı olmayı sürdürürse siyasetteki bu tür tıkanıklar ortadan kalkacaktır.

Çünkü MHP’nin AKP üzerindeki muhalefeti daha etkili olmaktadır. MHP ne zaman etkili bir muhalefet yapsa, AKP siyasi uyanıklık sergileyerek halkın duygularını CHP ile korkutarak dizayn etmiş ve MHP’yi CHP’nin yanında göstermeye çalışmıştır.

CHP, AKP’nin halkı korkutması ve halkın dini duygularını istismar etmesine malzeme vermediği sürece, MHP siyasetin merkezine oturarak iktidara daha rahat ulaşacaktır. AKP’nin asıl korkusu CHP’nin bundan sonra bu tür malzemeler vermeyecek olmasıdır.

İşte o zaman karşısında MHP’nin netliğini daha çok görecektir. AKP’nin karşısında MHP olduğu sürece AKP’nin siyasi nefesi daralacaktır.

CHP bundan sonraki politikaları ile Türkiye’nin önünü de açabilir ya da AKP’ye aynı desteği vererek ülkenin önünü kapatmaya da devam edebilir.

Ama görülen o ki, yolu açılan MHP olacak, doğal olarak Türkiye de üzerindeki karabulutlardan kurtulacaktır.

Türkiye’nin merkezinde bulunan MHP’ye bu ülke insanının çok büyük ihtiyacı vardır.

AKP-CHP atışması işte bu yüzden hem MHP’yi, hem de Türkiye’yi çok yakından ilgilendirmektedir.
Makaleyi Hemen Yorumla