ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TÜRKİYE’Yİ DEĞİL, OBAMA’YI KORUYOR / Yıldıray Çiçek 21437 okunma - 25-Nisan-2010 Pazar
Gündemi, anayasa değişikliği, bedelli askerlik ve başkanlık sistemi tartışmaları ile şekillendiren AKP iktidarının, iflas eden politikalarını bu tartışmalar ışığında örtmeye çalıştığı çok net gözükmektedir. AKP iktidarı açılım adı altında hangi teslimiyet politikalarına imza attıysa, hepsinde şuan çuvallamış durumdadır.

Kürt açılımı toplumu ayrıştırmaktan öteye gitmedi, Ermeni açılımıyla soydaşımız Azerbaycan ile aramızı açtılar ve milli tarihimize yönelik iftira kampanyasına yol verdiler.

Geçtiğimiz yıllarda Rum açılımı yaparak Talat’ı K.KT.C’ nın başına getirmişlerdi, orada da kendileri kaybeden taraf olmuş,KKTC halkı da geçte olsa AKP hipnozundan kurtulmuştur.

AKP, açılım sevdası ile Türkiye’ye huzursuzluk, kaos ve milli politikaları zafiyete uğratmaktan başka bir şey getirmemiştir. Artık kendi içlerinde bile iletişimleri kopmuştur. Yaşanan olaylar karşısında birbirinden kopuk açıklamalar yapmaları da artık yönetim hâkimiyetini de yitirdiklerini göstermektedir.

ABD Başkanı Barack Obama’nın her yıl 24 Nisan’da sözde “Ermeni soykırımı” tasarısıyla ilgili olarak yaptığı açıklamaya yönelik, AKP hükümeti içinden gelen iki farklı ses buna en güncel örnek olmuştur.
Obama “Soykırım” yerine “Büyük Felaket” demiş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ali Veli yerine Veli Ali dedi diye adeta bayram ediyor ve “Bazı mahfillerin bu konuyla ilgili beklentileri çok farklıydı. Bu beklentilere Sayın Obama, bizim hassasiyetimizi de gayet iyi bildiği için bu istikamette bir açıklama yapmadı.” şeklinde açıklama yapıyor.

Dışişleri Bakanlığı da Başbakanın aksine şu açıklamayı yapmıştır: "ABD Başkanlarının her yıl 24 Nisan günü yaptıkları yazılı açıklamalar Başkan Obama tarafından bu yıl da tekrarlanmıştır. Hatalı ve tek yanlı bir siyasi bakış açısını yansıtan söz konusu açıklamayı esefle karşılıyoruz. Tarihsel gerçeklerin en büyük düşmanı öznel hafıza kayıtlarıdır. Hiçbir ulus bir diğerine kendi hafıza kayıtlarını dayatamaz. Üçüncü ülkelerin de Türk-Ermeni ilişkilerinin tarihi konusunda siyasi saiklerle hüküm verme hak ve yetkileri yoktur."

Devletin başbakanı Obama’nın açıklamalarından memnun ama devletin Dışişleri bakanlığı “esefle kınayan” açıklamalar yapıyor.

Bu nasıl devlet yönetme anlayışıdır?

Daha kendi içinde ortak bir tavrı oluşturamayan hükümetle, milli politikalarda dayanıklı ve hakkımızı koruyan bir duruş sergilemek mümkün olur mu?

Obama’nın sözde Ermeni soykırımına inandığını ve bunu hem ABD Başkanı olmadan önce, hem olduktan sonra defalarca ifade ettiğini biliyoruz ,
Türkiye ziyaretinde bile bunu “sözlerimin arkasındayım” şeklinde yine sahiplenmiştir.

Türkiye ziyaretinde bile bu rahatlığı gösteren Obama’nın, Ermeni meselesi üzerinden dayatmalar yapmasına bağrını açan AKP hükümetinden zaten Türkiye’nin bağımsızlığını ve onurunu koruma adına bir tavır almasını beklemek zaman kaybıdır.Ama bu son açıklamalarda ortaya çıkan ikircikli tavır AKP iktidarının yönetim zafiyetini bir kez daha göstermiştir.

AKP iktidarı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile kafa kafaya verip, Obama’ nın Ermeni dayatmalarını bir bir yerine getirdi. Şimdi de Ermenistan’ın elinde ülke olarak adeta oyuncak olduk.

Dayatmalara boyun eğerek protokoller imzaladılar ve şimdi Obama’yı da arkasına alan Ermenistan, daha çok taviz istemeye başladı.

Ermeni açılımları da her açılımları gibi taviz ve teslimiyet açılımına dönüşmüştür.

ABD’nin dayatma ve baskılarına teslim olmuş Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Obama’yı savunarak, onun konuşmasındaki Türk milletinin tarihine iftira atan bölümleri saptırmaya çalışması içine düştüğü acizliği göstermektedir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli her milli konularda yapmış olduğu doğru tespitlerden birini de bu son olayla ilgili yapmış ve yaşananları kamuoyunun iyi anlaması için şu açıklamaları yapmıştır:

“ Obama’nın baştan sona kadar Türk milletini karalayan mesajında Başbakan Erdoğan’ın hassasiyetimize uygun olarak gördüğü kavramların neler olduğu ise anlaşılamamıştır. Kamuoyu Erdoğan’ı haklı olarak Obama’nın hangi sözlerinden olumlu sonuçlar çıkardığını öğrenmek istemektedir. Ecdadımız için İngilizcesi yerine Ermenicesinin kullanıldığı soykırım suçlaması mı olumludur? Osmanlı İmparatorluğu’nun son günlerinde 1,5 milyon Ermeni katledildiğine ve ölüme yürüdüğüne dair iddiaları mı hassasiyetimize uygundur? Obama’nın 1915’te olanlarla ilgili görüşlerimi defalarca dile getirdim ve bu görüşlerimde herhangi bir değişiklik olmadı, şeklindeki açıklaması mı kabule şayandır? Yoksa Başbakan’a yönelik olarak “Gerçeklerin tam, açık ve adil bir şekilde anlaşıldığını görmek hepimizin çıkarınadır” yönündeki soykırımı tanıması için yaptığı tavsiyeler mi desteklenmektedir? Başbakan Erdoğan bu suçlama, karalama ve iddialardan hangisini hassasiyetlerimize uygun bulmuştur?”

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin bu soruları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet yönetimine hâkim olmadığını çok net göstermektedir.

Dışişleri Bakanlığının buna rağmen Obama’nın açıklamalarına tepki göstermesi ve Recep Tayyip Erdoğan’ın aksine milli bir tavır göstermesi, hem sevindirici hem de düşündürücü olmuştur.

AKP iktidarı, Türk milletini daha büyük felaketlere sürüklemeden Türkiye’nin başından gitmelidir.

Her olayda rezalet, her olayda teslimiyet artık Türkiye’nin dayanacak gücü kalmamıştır.

Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet yönetme anlayışı tüm yönleriyle anlaşılmıştır.

Türk devletinin bir daha teslim edilemeyeceği her boyutuyla görülmüştür.
Makaleyi Hemen Yorumla