“EVET” İÇİN HERŞEYİ YAPACAK DURUMDA

“EVET” İÇİN HERŞEYİ YAPACAK DURUMDA Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın zor durumda olduğunu sözlerine, kızgınlığına, öfkesine, nefretine, bol bol başvurduğu siyasi yalanlarına ve iftiralarına, herşeyden medet uman hamlelerine, dost dediklerini düşman gibi, düşman dediklerini dost gibi göstermesine, tehdide ve şantaja başvurmasına, devletin tüm imkanlarını seferber etmesine, her şeyi ve herkesi istismar etmesine, telaşına, muhalefet partilerine yönelik akıl almaz suçlamalarına bakarak anlayabiliriz. Başbakan kendinde değildir. Kendini kaybetmiş durumdadır. Özellikle referandum süreci başladığı günden bu yana telaşlı bir haldedir. Referandumun sonucunu ölüm-kalım gibi görmesi de bu telaşının en çok yansıyan yönüdür. Başbakan için “kalım” olacak sonuç Türk milleti için zarar, Başbakan için “ölüm” olan sonuçlar ise Türk milleti için kazançt....

Devamı Okunma : 301 5-Eylül-2010 Pazar

REKLAMMARKET ALMANYA
 
YILDIRAY ÇİÇEK ARŞİVİ ARA
GENÇ SESLENİŞ ARŞİVİ ARA


Siyasi Ahlak

Fikri ATILBAZ Okunma : 1232



Bilindiği gibi açıklanamayan açılımdan sonra gündemi işgal eden Anayasa değişikliği konusu olmuştur. Hiçbir siyasi partiyle, sivil toplum kuruluşuyla, akademik çevrelerle mutabakata varmadan kendi görüş ve isteklerine uygun bir anayasa değişikliği metnini, TBMM’deki çoğunluğuna dayanarak dayatmada bulunarak, en azından kendi milletvekillerine onaylatması bu işin mantığının ne kadar sakat olduğunu göstermektedir.

Daha önceden de belirttiğim gibi anayasa değişikliğinin altında yatan nedenlerin en başında kuvvetler birliğine geri dönmek bulunmaktadır. Keyfi yönetim şekline hukuki kılıf uydurmak için yapılmaktadır. Rejim demokrasi olduğundan, açıkça padişah, sadrazam, ulema, kadı ilişkisi olamayacağı için, bunun çağa uyarlanmış biçimi anayasa değişikliği ile hukuki boyuta oturtulmak istenmektedir.

Ülkenin temel sorunları vatandaşın açısından anayasa değişikliği değilken, hükümetin bu konuda canla başla çalışmasının anlamı nedir. Bence gözden kaçan neden, daha önce Başbakanın açılım sürecini açıklarken ortaya koyduğu son aşama olan uzun vade ve bu vade içerisinde yapılacak anayasa değişikliğidir. Bu değişiklik konusuyla başladım ama değinmek istediğim konu başka. Şimdi asıl konumuza dönelim.

İyi bilirsiniz ki sanatçıların yaşamlarının örnek olması gerektiği eğitim adamlarınca vurgulanır. Buna sebep olarak ta gençlik tarafından örnek alındıkları gösterilir. Ulu Önder “ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” derken bu konuyu da vurgulamıştır. Aslında sadece sanatçı ya da sporcu değil, topluma mal olmuş herkesin hayatının çeki düzen içinde olması gerekiyor. Çünkü onlar toplumun gözünde örnek teşkil ederler.

Sanatçıda, sporcuda aranılan standardın, siyasetçide haydi haydi aranması gerekmektedir. Milleti yönetenlerin, yönetmeye talip olanların çok daha fazla örnek tutum ve davranış içinde bulunmalıdırlar. Belirli dönemlerde siyasetçilerin yaptıkları, içine düştükleri açmazlar milleti siyasetten soğutmuştur. Bütün bu yaşananlar milletin siyasetçileri iş bitirme memuru gibi geçmesine sebep olmuştur.

Son dönem, başta Devlet Bahçeli ve beraberindeki MHP Grubunun ilkeli davranışları neticesinde siyaset yeniden halk tarafından çözüm makamı olarak görülmeye başlanmıştır.

Siyaset ve siyasetçi hakkındaki kötü anlayışı yıkmak ve siyasileri örnek kişilik yapmak için, MHP Siyasi Ahlak Yasasını çıkarılması için Meclise teklifte bulunmuştur.

Ancak bu konu yeterli miktarda olur sayısını bulamadığı için Meclisin gündeminden düşmüştür.

Siyasetçi her davranışı ve söylemiyle örnek teşkil etmelidir ki toplum ona göre davranış geliştirsin. Şimdi ülkemizde son yaşanan olaylara bakalım:

Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi raportörlüğü yapmış bir bürokratı “üst kademe yönetici” kotejan’ından Anayasa Mahkemesi Yedek Üyesi olarak tayin ediyor. Üst kademe yönetici statüsüne sokabilmek için bu kişiyi önce Denizcilik Müsteşarlığı Yardımcılığına getirmişler, 31 gün sonrada Anayasa Mahkemesi Yedek Üyesi yapmışlar. Bu yapılanlar, bir kısım muhalefete göre hülle, bir kısma göre de hile-i şeriye olarak adlandırılmıştır.

Bu olayın tartışması sürerken, 2. dalga şok AKP’nin verdiği Anayasa teklif metninde TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in de imzasının bulunduğu iki ayrı listenin ortaya çıkması. Hatta listede istifa eden milletvekilinin imzasının üstünün daksille silinmiş olduğu görülüyor.

Bunlar, daha önceden milletvekillerinin boş kâğıda atılmış depo imzaların mevcut olduğunu gösteriyor.

Buna benzer bir olay da bu hadiselerden önce meydana gelmişti. Kapatılan DTP’nin milletvekilleri polis tarafından aranırken, zamanın Meclis Başkanı tarafından, -aradıklarında biz de yok deriz, denmesi ve parti binalarının önünde röportaj veren bu kişilerin, polisler tarafından yakalanmamış olması kötü birer örnek olmuştur.

Şimdi, ülkenin yönetildiği bu Mecliste böyle olaylar olursa, ülkeyi yönetenler bu işlerin olmasına ses çıkarmıyorsa, bu memlekette kim, neyin doğru gittiğini söyleyebilir. Bu tür olaylar, toplumdaki sosyal bozulmayı artıracak, etkili olaylardır. Bir yandan ekonominin getirdiği bozulmalar, diğer yandan sosyal bozulmalar ve milleti etkileyen bu tür örnekler…

Nasrettin Hoca balık pazarına gitmiş, bir tezgâhın başında durmuş ve balığın birini kaldırmış kuyruğunu koklamaya başlamış, balıkçı genç:

- Ne yapıyorsun hocam
Hoca: - Balık bayat mı ona bakıyorum.
Genç: - A be Hocam, balık baştan kokar yahu…
Hoca: - Ah be yavrum, bende biliyorum balık baştan kokar, ancak bakıyorum kuyruğuna kadar sirayet etmiş mi etmemiş mi? Diyerek Hoca hocalığını göstermiş. Her alanda meydana gelen yanlış uygulamalar, velev ki diyerek geçiştirilecek işler değildir.

Bugün anlattıklarım bir iki konu üzerine olmuştur, ancak bunlar acilen düzeltilmesi gereken konulardır. Siyasi Ahlak Yasası, dokunulmazlıklardan başlıyor daha birçok konuya değiniyor. Yukarıda verdiğimiz örneklerde toplumu etki altında bırakacak olaylardır.

Doğrusu her alanda top yekûn düzelme gerekmektedir. Bunu becerebilmek için ilk olarak Siyasi Ahlak Yasasını çıkarmak gerekmektedir. Bu sebeple bu yasayı çıkaracak olan MHP’nin iktidar olması gerekmektedir. O zaman ilk önce derhal seçim diyoruz.

Sağlıcakla kalın!


Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
 

Ozan SABİT ÖZDEMİR .YOZGAT -


O KARAR VERECEK ON İKİ EYLÜLDE

Yasama yürütme yargılamada
Güven ortam zedelenmiş durumda
Irk din ve siyaset karışık yurtta
git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde

Önerge verecek imzalar topla
Degiştir yasayı kendi payına
İdamlık suçluyu adada sakla
Git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde

Hain vekilleri mecliste sustur
Apoyu yeniden yargıla astır
Pekekanın dağda işini bitir
Git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde

Laik cumhuriyet niye sarsıldı
Fetullah denen adam işe karıştı
Cömaat şeriat savcıya taktı
Git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde

Bu nasıl dert bela söylenmez dosta
Her ilde şehit var analar yasta
Neyin eksik senin ey anayasa
Git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde

Sabit derki yargı yasa yetmiyor
Haksızlık kol gezer sonu gelmiyor
Bu iş neyin nesi kimse bilmiyor
Git derdini marko paşaya söyle
O karar verecek on iki eylülde