

EŞBAŞKANLIĞI TAMAMLADI, BAŞKANLIĞA GEÇTİ!
İsmail ÖZDEMİR Okunma : 1859
Geçtiğimz hafta ATV’de yayınlanan bir programa katılan Başbakan, bazı basın mensuplarının soruları yanıtlıyordu. Sohbet; işsizik, ekonomi, açılım, sözde soykırım konularından birden başkanlık sistemini konuşulmaya geldi çattı.
R. Tayyip Erdoğan ağzındaki baklayı çıkarıp ilerleyen zamanlarda başkanlık sistemi mevzusunun Türkiye gündemine gelebileceğini söyleyip kamuoyunu yoklamak üzere topu hemen yandaş medyasına atı verdi. Yandaş medya bu pası aldı, ertesi günlerde bu sistemi öyle ballandıra ballandıra anlatmaya kalktı ki zannedersiniz ülke gündemindeki yaşanan tüm sıkıntıların asıl sebebi bu sisteme geçilmeyişidir.
Bunlara göre işsizlikte, ekonomide, ülkede yaşanan kutuplaşmasında, Türk Milleti’nin yaşam standardının yükseltilmeside (…) yaşanan sıkıntılar, sihirli bir değnek gibi başkanlık sistemi ile çok daha kolay ve hızlı bir biçimde gerçekleştirilebilecektir. Ülke daha huzurlu bir hal alacaktır, tıpkı bu sistemin kurucusu ve uygulayıcısı olan ABD’de olduğu gibi! Yani işin formulü devlet yönetiminde kolay karar alabilme, hızlı hareket edebilmedir.
İşin başka boyutunda bu konuyu gündeme getiren Sayın Başbakan devletimizin kurucu ruhunun üstlendiği görevle oluşturulan parlamento sistemimizi, neredeyse yüz yılı bulan hüümet sistemi geleneğimizi -şayet demokrasimiz adına yapılacak bir takım iyileştirmeler varsa- neden bir çırpıda silmekistemektedir, mevcut sistemi neden aksayan yönleri varsa eğer (!) diğer siyasi partilerin görüşlerini alarak düzenlemek istememektir?
Başbakan’ın söylediği bu sözlerin altında yatan gerçekleri anlayabilmemiz için bu soru karşısında açığa çıkan gerçeleri belirtmek gerekir. Herşeyden evvel insanlarımızın aklına gelen ilk soru yahu bu adam Başbakan iken medya patronarına, gazetecilere hakkımdaki yolsuzlukları, icraatlerimizdeki yanlışları yazmayın diye tehditte bulunuyorken ve derdini anlatmak için yanına gelen çitfçiye söverken ve aynı çiftçinin tartaklanmasına göz yumarken ki hali gözlerimizin önünden gitmezken elbetki insanlar acaba haklı olarak, Başbakan’ın aklında yatan diktatörlükmü diyecektir.
Ancak ben R. Tayyip Erdoğan’ın bu yaptıklarından çok milli bütünlüğümüz ile ilgili yaptığı yanlışlara dikkat çekmek, yandaş medyasına da bazı soruları yöneltmek gerektiğini düşünüyorum. Evet belki birileri haklılar, bu sisteme geçişle beraber birileri çok daha hızlı bir biçimde,milletin iradesi olan yüce meclisimize danışmadan, onun hassasiyeti dinlemeden çok daha hızlı bir takım işler yapabileceklerdir. Milletimize karşı beslenen kin ve haset daha da ivmelenebilecektir.
Örneğin, bu sisteme geçişle Irak’ın kuzeyinden gelen PKK’lılar için oluşturulan görkemli karşılama törenleri, devletin şerefinin ayaklar altına alınması, aziz şehitlerimizin manevi değerlerinin yitirilmesi “hız” kazanacak mıdır?
Bu sistem ile birlikte BOP’un eşbaşkanlığında bulunanlar, Türkiye’yi daha hangi kirli oyunlara, kardeş katliamlarına daha “kolay” ortak edebiceklerdir? Başkanlık sistemine geçişle devletin kurucu ruhu daha hızlı bir biçimde çiğnenerek, daha hangi sözüm ona açılımlar yapılacak, Türk Milleti parçalanmak istenecektir?
Yada bunlardan çok daha önemlisi ve üzerinde dikkatle durulması gereken konu ise öve öve bitiremedikleri Başkanlık sistemi ile terörist başı APO, tek elden rahatça İmralı’dan salıverilecek midir?
Ülkemiz başkanlık sistemini düşünmeden önce, Türk Milleti’nin iradesinin yansıması olan yüce yargı önüne, gereken tüm siyasiler çıkıp millete hesabını vermeli ondan sonra yüce milletin kararlarına göre hareket etmelidir. 8 yıllık AKP iktidarı döneminde tahrip edilmemiş hiçbir milli değerimiz kalmamışken, aynı zihniyet bugün işlerini kolaylaştırabilmek için Başkanlık sistemi düşüncesini topluma kabullendirmeye başlamışsa, bu konu üzerinde dikkatle ve hassasiytle durmak gereklidir.
Eşbaşkanlık görevini başarıyla tamamlayan “Sayın” Erdoğan’a birileri, okyanus ötesinden ödül vermeye kalkıyor olabilir. Ancak yüce Türk Milleti’i kendi hürriyetini dönen tüm kirli oyunlar karşısında asla kaybetmeyeceğini, bu ülkede istediklerini yaptırabildiklerini iddia eden karanlık güçlere bir kez daha gösterecektir.
Kardeş kavgası, kurumlar arası kavga, siyasi araneda yaşatılan ısrarlı ve bilinçli çatışmalara inat yüce milletimiz kendisini bu şartlara iten ve bugün yaptıklarını görmezden gelip pervasızca davrananlara ilk fırsatta hesap soracaktır.
Ozan Sabit ÖZDEMİR YOZGAT - OY VERECEKLER MERHABA
Memurum esnafım köylüm
Eş başkanlık istemez halkım
Oy sevgili vatandaşım
Oyu olanlar merhaba
Kapılardan giren türkler
Gurbet ele giden dostllar
Hoş geldiniz arkadaşlar
Oy verecekler merhaba
Yerde kalsın akan kanlar
Sevsin insanı insanlar
Af bekliyenler hapisler
Oy verecekler merhaba
Turbanlı turbansız başlar
Düşünceye saygı göster
Türkiyeli hanım kızlar
Oy verecekler merhaba
Çok çektiniz acıları
Bölmüyelim bu vatanı
Sabit ver hayır oyları
Hayır oy verenler merhaba