

KRİZDEN ÇIKIŞ REÇETESİ
KONUK YAZAR Okunma : 3061
Türkiye yaşadığı suni gündemler ile oyalanırken, Avrupa Birliği Komisyonu da direktiflerini her geçen gün yoğunlaştırıyor. Şimdide Türk askerlerinin yetkisine sınır konulmasını ve bunun anayasayı değiştirerek kanunlaştırılması gerektiğini söylüyorlar.
Ve sözlerini Türkiye de hukuk reformu gerektiğini belirterek tamamlıyorlar. Evet, Türkiye de bir hukuk reformu olması gerektiğine toplumun neredeyse tamamı hemfikir. Ama beyinlerde ki cevap bulamayan sorular; bu hukuk reformunun kimlerin, neyin güdümünde gerçekleştireceği?
Yoksa muasır medeniyetin gerektirdiği bir hukuk anlayışında ,laik ,demokratik cumhuriyetimizi güçlendirerek,birey hak ve hürriyetini koruyacağı yönünde mi olacağı?
Bu soruların cevabı da tabi ki reformun kimlerin elinde ve kimlerin güdümünde yapılacağına bağlı…Türk milleti üzerinde güven sorunu yaşayan , devlet kurumları ile kavgalı hale gelmiş,kuvvetler ayrılığı ilkesini yerle bir etmiş ,yargı ile sürekli zıt düşen mevcut hükümetin yapacağı yargı reformu sizce neler getirir?Ben bunu hayal bile etmek istemiyorum.Burada önemli konulardan birisi de verilen direktiflerin amacını iyi tespit etmektir.
Avrupa Birliği Komisyonun direktifleri ile yapacaksak bu işi,Kıbrıs dan Türk askerlerinin çekilmesini isteyen ,Türkiye de eyalet sistemini destekleyen Avrupa Komisyonun amaçlarını da görmek gerekmektedir.Sonrası için her şey çok geç olmadan bugünü çok doğru analiz etmek gerekir.
Türk Milleti de birçok konu da kararsız. Daha doğrusu yüzde yüz haklı bulduğu bir taraf bulamıyor. Yüzde yüz haklı bulanlar da var ama onlar zaten taraf! Türkiye de neler olduğunu şaşkınlıkla izliyor vatandaş. Bir kısmı ise yönlendirilmiş medya bilgi birikimi ile belki kendisinin de ileride pişman olacağı keskin yorumlar yapmak dan kendini alıkoyamıyor.Tek ortak duygu ise hissedilen kaygı.
Bu çıkmazlar dan aydınlığa kavuşabilmek elbette ki tek temennimiz.Türkiye’ nin acilen çözmesi gereken ciddi sorunları mevcut.Toplum üzerinde kamplaşma olmadan acilen taşların yerine oturtulması lazım.
Peki, bu çıkmazlardan nasıl kurtuluruz? Öncellikle ilk yapılması gereken, artık ayakta duramayan ve objektifliğini yitirmiş yani taraf olan hükümetin acilen erken seçime gitmesi olacaktır. Seçimi ise Türk milletinin çok iyi analiz etmesi gerekir. Çünkü bu seçim Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli seçimi olacaktır. Seçim sonunda belki kutuplaşma daha da derinleşecek belki de hak, hürriyet eşitliği sağlanacaktır. Yani her bir oy ülke geleceği için vebal niteliğinde olacaktır!
Medyum olma gereksinimi olmadan gözlenen sonuç ise; seçim sonucunda meclis de yine üç partinin var olacağıdır. MHP, AKP, CHP. Önemli olan kimin iktidar olacağıdır. Aslında bana göre kimin başbakan olacağı konusu çok daha önemli! Yani parti liderlerini analiz etmek çok daha isabetli bir düşünce olacaktır. Sonuç da her lider kendi anlayışı ve kendi düsturuna uygun kabineye sahiptir. Beyaz, lekeyi kendine yakıştırmaz. Kirde ise leke kamufle olur.
Birçok haber kanalında, millet tarafından güven almış habercilerin ortak söylemi; adı gibi devlet adamı DEVLET BAHÇELİ. Taraflı, tarafsız herkesin güvendiği, dürüstlüğünden ve millet sevgisin den kimsenin şüphe etmediği devlet adamı. Birçok lider; yolsuzluklar, gemicikler, tehlikeli yakınlaşmalar, kendi milleti ne hakaretler ile Türk siyasetinin milletin gözünde, güvensizlik olarak görülmesini sağlarken, O Türk siyasetine bir ahlak getirdi. Partisini milletin üzerinde tutmak yerine, önce milletim sonra partim anlayışı ile tüm halkı sahiplendi. Dinli bir devlet adamı oldu, dinci duruş ile din istismarlığı yapmadı. Etnik kökenleri, bizim bahçemizin birbirinden ayrı güzel kokan çiçekleri diyerek birleştirdi, ayrıştırmadı. Yolsuzluk yapanı kendi parti mensubu olsa dahi kimseden üstün görmedi ,gereğini yaptı. Demokrasiye inandı, tüm sorunlarının çözümünü Türkiye Büyük Millet Meclisinde aradı. Kendi milletinin sorunlarının çözümünü AB, ABD de aramadı.
Tek Dil, Tek bayrak, Tek Millet, Tek Vatan kavramından kurulan ülkesinin rejim düşmanı olmadı. Ülkesinin ve Milletinin değer yargılarını, inanışlarını kendi ahlakıyla bütünleştirdi. Partisini, taraf yapmadı, Türk Milletinin merkezine yerleştirdi.
Türk Milleti yapılması muhtemel olan bu erken seçimlerde doğru lider ile başbakanını seçecek. Cumhuriyet tarihin de güvensizlik buhranının en yoğun yaşandığı bu süreç den tek çıkış yolu da doğru tercih kullanmak ile olacaktır.